8 Ekim 2026,Perşembe 13:15
İlkses Gazetesi - İzmir Haberleri

İYİ Parti İzmir’den hodri meydan çıkışı: Sandık orada, İzmirli burada

Başkan Tugay’ın AK Parti’ye geçişine tepki gösteren İYİ Parti İzmir İl Başkanı Doğan, “İnanmıyorsanız sandık orada, İzmirli burada. Hodri meydan” diyerek İzmir’in 30 ilçesinde vatandaşın nabzını tutacaklarını açıkladı

Oluşturulma:
İYİ Parti İzmir’den hodri meydan çıkışı: Sandık orada, İzmirli burada haberinin görseli
8 dk okuma süresi

İYİ Parti İzmir İl Başkanı Av. Ülkü Doğan, gündeme dair gelişmeleri değerlendirmek üzere, İzmir İl Başkanlığında basın açıklaması yaptı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişinin ardından yaptığı açıklamada Doğan, siyasi transferlerle İzmir’in iradesinin değiştirilemeyeceğini belirterek “İnanmıyorsanız sandık orada, İzmirli burada. Hodri meydan” çıkışında bulundu. İzmir’in 30 ilçesinde ‘İzmirliye Soruyoruz’ çalışması başlatacaklarını açıklayan Doğan, ‘İzmir’i aldık’ söylemlerine de tepki göstererek, “Bir belediye başkanını aldınız. İzmir’i değil!” dedi. Doğan, “Sandıkta kazanamadığınız iradeyi, Ankara’da rozet takarak kazanamazsınız” ifadeleriyle AK Parti’ye yüklenirken, seçmenin iradesinin parti transferleriyle değiştirilemeyeceğini savundu.

ROZET TAKARAK KAZANAMAZSINIZ

Başkan Doğan, “İzmir, 25 yıl sonra ilk defa AK Parti'ye mensup bir Büyükşehir Belediye Başkanı ile güne başladı” sözleri ile açıklamasına başladı. Doğan, “Ama ben dünden beri özellikle sosyal medyada yapılan paylaşımları, ‘İzmir'i aldık!’ sevinçlerini gördükçe gerçekten hayret ediyorum. Hayırdır? Dün İzmir'de sandık mı kuruldu? Yaklaşık dört milyon İzmirli seçmen sandığa gitti, oy kullandı da sandıktan AK Parti mi çıktı? Bizim mi haberimiz yok? Yoksa İzmir'i İzmir yapan bütün değerler, bütün güzellikler, bu şehrin insanları bir yerlere gitti de biz İzmir'i mi kaybettik? Bakın, dün olan şey çok basit. Bir belediye başkanı, seçildiği partiden ayrılıp AK Parti'ye geçti. Yanında üç beş kişi daha gider, hepsi bu. Bir belediye başkanını aldınız. İzmir'i değil! Ama siz bu transferi İzmir'i kazanmak olarak görüyorsanız, İzmirlinin sandıkta ortaya koyduğu iradeyi ne kadar yanlış değerlendirdiğinizi de göstermiş oluyorsunuz. Çünkü bir şehrin siyasi tercihi, belediye başkanının parti değiştirmesiyle kendiliğinden değişmez. İzmir'in iradesi bir rozet töreninde devredilemez. O yüzden size şunu söylemek istiyorum: Belediye başkanı sizin olsun. İzmir, İzmirlinindir! Burada mesele yalnızca bir belediye başkanının parti değiştirmesi değildir. Mesele, sandıkta ortaya çıkan iradenin seçimden sonra siyasi transferlerle değiştirilmek istenmesidir. Seçimlerde vatandaşın önüne farklı siyasi partiler, farklı adaylar ve farklı vaatler konuluyor. Vatandaş da tercihini yapıyor. Ama seçim bittikten sonra siyasi partilerin genel merkezlerinde yapılan görüşmelerle ortaya bambaşka bir tablo çıkarılıyor. O zaman soruyorum: Sandığın ne anlamı kaldı?  Madem seçimden sonra siyasi transferlerle dengeleri değiştireceksiniz, vatandaş neden sandığa gidiyor? Biz İYİ Parti olarak işte bu anlayışa karşıyız. Çünkü seçmenin iradesi, siyasi partiler arasında el değiştirecek bir pazarlık konusu değildir! Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu'nun söylediği gibi: ‘Seçmenin iradesi ciro edilemez!’ Sandıkta kazanamadığınız iradeyi, Ankara'da rozet takarak kazanamazsınız!” cümlelerine yer verdi.

ülkü doğan

O KARARIN SONUÇLARINI BÜTÜN ŞEHİR YAŞAR

Konuşmasında YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’e de göndermede bulunan Doğan, “Bu transferlerin kapısını açanlara da söyleyecek sözümüz var! Bu yaşananların sorumluluğunu yalnızca parti değiştiren belediye başkanında aramak eksik olur. Bugün bu transfere tepki gösterenlere, özellikle de geçmişte başka partilerden kendi partilerine yapılan geçişleri memnuniyetle karşılayanlara da söyleyecek sözümüz var. Umarım bugün, parti değiştirmenin yalnızca size doğru yapıldığında demokratik bir tercih, sizden başka bir partiye doğru yapıldığında ise ihanet sayılamayacağını anlamışsınızdır. Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, siyasi transferlerin meşrulaştırılmasının doğuracağı sonuçlara karşı uyarılarda bulunmuştu. Çünkü siyasette transferleri normalleştirirseniz, açtığınız o kapı tek yönlü çalışmaz.  Bugün o kapıdan size gelen olur. Yarın sizden çıkıp başkasına giden olur. Şimdi kendi açtığınız kapıdan çıkanları protesto ediyorsunuz. Ama asıl sorgulanması gereken yalnızca bu transfer değil. Bu kişiyi İzmirlinin önüne aday olarak kimin, hangi ölçütlerle çıkardığıdır. Yıllardır İzmirlinin siyasi tercihini garanti görmenin, aday belirlerken liyakati ve kent yönetimindeki yeterliliği ikinci plana atmanın sonuçlarını bugün hep birlikte tartışıyoruz. İzmirli, bir siyasi partiye duyduğu yakınlık nedeniyle yetersiz hizmete razı olmak zorunda değildir. Bir belediye başkanının aday gösterilmesi, yalnızca parti yönetimlerinin kararıyla ilgili değildir; o kararın sonuçlarını bütün şehir yaşar. Bu nedenle aday belirleyenlerin de seçmene karşı siyasi sorumluluğu vardır. Bugün yalnızca Cemil Tugay'ın neden gittiğini değil, onu neden İzmirlinin önüne aday olarak koyduğunuzu da konuşmak zorundayız! Artık İzmir'in önünde iki ayrı siyasi hesap var. Birincisi, yıllardır İzmirlinin kendisine verdiği siyasi desteği garanti görüp bu şehrin sorunlarını çözmekte yetersiz kalanlarla… İkincisi, yıllardır İzmirlinin sandıkta vermediği siyasi yetkiyi bugün transferlerle elde ettiğini düşünenlerle… İzmir'in oyunu garanti görenlerle, İzmir'i transferle kazandığını sananların ortak yanılgısı aynı: İzmirlileri hesaba katmamak!” eleştirisinde bulundu.

İYİ PARTİ’DEN İZMİRLİYE SORUYORUZ ÇALIŞMASI

“İnanmıyorsanız sandık orada, İzmirli burada. Hodri meydan” çağrısını yineleyen Başkan Doğan, şunları ekledi: “Gelin, İzmirlinin ne düşündüğünü sandıkta görelim! Ama biz seçim gününü beklemeyeceğiz. Bugün İzmir'in 30 ilçesinin tamamında sahadayız. İYİ Parti olarak 30 ilçemizde kurduğumuz stantlarda ‘İzmirliye Soruyoruz’ çalışmamızı başlatıyoruz. Çünkü siyasi partilerin genel merkezlerinde transfer görüşmeleri yapılırken, belediye başkanlarının hangi partiye geçeceği konuşulurken, bütün bu kararların asıl muhatabı olan İzmirlinin ne düşündüğünü de öğrenmek istiyoruz. İzmirliye soruyoruz: Siyasi parti transferleri hakkında ne düşünüyorsunuz?  Sandıkta oy verdiğiniz belediye başkanının seçimden sonra başka bir partiye geçmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Siyasi partilerin aday belirleme yöntemlerinden memnun musunuz? İzmir'in bugün yaşadığı sorunların sorumluluğunu kimlerde görüyorsunuz? Bizim kurduğumuz stantların amacı bir seçim sonucu ilan etmek ya da vatandaşın iradesini kendi adımıza yorumlamak değil. Amacımız, herkesin İzmir adına konuştuğu bir dönemde sözü bizzat İzmirliye vermek. Çünkü biz biliyoruz ki demokrasi yalnızca seçim günü sandığa gitmekten ibaret değildir. Demokrasi, vatandaşın seçimden sonra da sesinin duyulması, düşüncesinin önemsenmesi ve iradesine saygı gösterilmesidir. Siyasetçiler Ankara'da oturup İzmir'in geleceği hakkında konuşabilir. Partiler kendi aralarında transfer görüşmeleri yapabilir. Belediye başkanları siyasi kariyerleriyle ilgili kararlar alabilir. Ama bütün bu tartışmaların merkezinde olması gereken bir kişi var: İzmirli seçmen! İşte biz bugün onun ne düşündüğünü soruyoruz. İzmir'in sorunlarını biliyoruz. Bu şehrin hak ettiği hizmeti alması, kaynaklarının doğru kullanılması ve vatandaşın iradesine saygı gösterilmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz. İzmir merak etmesin, biz varız! Çünkü İzmir'in sahibi rozet takanlar da değil, rozet taktıranlar da değil. İzmir'in sahibi, o rozet töreninde fikri bile sorulmayan milyonlarca İzmirlidir!”

 

REKLAM

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.