Sayfa Yükleniyor...
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Kandil ve Erbilde bir gece ansızın görünmek, bir gece ansızın gelmek, bir şafak vakti melanetin tepesine binmek Türk milleti için mesele değildir, Türkiye Cumhuriyeti için hiç zor olmayacaktır" dedi
"TÜRK MİLLETİNE PARMAK SALLAYANLAR VARSA, Kİ VARDIR, O PARMAĞINI ELİYLE BİRLİKTE GÖVDESİNE KADAR KIRAR, HATTA KOPARIRIZ"
Gazze ve Filistinliler Türkiye için ne ise, Kerkük ve Türkmenlerin de Türkiye için aynı anlam ve değeri taşımaya başladığından dolayı mutlu ve umutlu olduklarını vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:
"Kerkükün statüsü üzerinde karalama yapanlar, Türkmenlerin boyun eğmesini, esaret altına girmesini bekleyenler ya çok ahmaktırlar ya da yedikleri yürek başlarını döndürmüş, gözlerini karartmıştır. Türk milleti zalimlikten başları dönenleri, zilletten gözleri kararanları anasından doğduğuna pişman edecek hamd olsun güç ve kudrettedir. Irak Türkmenlerinin varlığı yok sayılamayacaktır. Damla damla akan Türkmen kanlarının, göz pınarlarından süzülen mazlum yaşların, haksızlığın kurbanı olmuş tüm masum soydaşlarımızın hesabı da elbet bir gün, bir akşam veya bir sabah vakti muhataplarından sorulacaktır. Paslı kulaklar duysun, mühürlü kalpler görsün: Kerkük tarihte Türktü, bugün Türktür, istikbalin de şanlı Türk kentlerinden birisidir. Musul derseniz, onun da farkı yoktur, Türklüğüne şahit çekilen cefalar, gösterilen fedakarlıklar, geçilen uzun ve meşakkatli asırlardır. İkazla ifade ediyorum, devlet kurdum demekle devlet kurulmaz. Hadi bağımsız olayım demekle de bağımsızlık gerçekleşmez. Gerçekleşse bile yaşayamaz, ayakta kalamaz. Barzani Irakın Kuzeyindeki puslu havadan, istikrarsız ortamdan istifadenin peşine düşmüştür. Bunu ecdadımızın kabullenmesi imkansızdır. Bunu tarihin kabullenmesi imkansızdır. Buna şehidin şühedanın tamam demesi tam anlamıyla akıl dışılıktır. Türkiye Cumhuriyeti sınırlarının ötesinde, varlığını, birliğini ve güvenliğini tehlikeye atacak her teşebbüse, her tezgaha anında ve cesaretle müdahale edecek seviyededir. Bu maksatla 23 Eylülde TBMMde görüşülüp kabul edilen Türk askerinin sınır ötesine gönderilmesiyle ilgili tezkereye evet dedik, kararlı ve omurgalı bir şekilde arkasında durduk. Türk milletine parmak sallayanlar varsa, ki vardır, o parmağını eliyle birlikte gövdesine kadar kırar, hatta koparırız. Türk devletine kafa tutanlar varsa, ki bu da vardır, o kafaya balyoz gibi inecek irade ve milli iffeti her zaman ispata da hazırız. Biz yeri gelir yufka yürekli, yeri gelir tunç bilekli oluruz; ama zalime fırsat vermeyiz, haine merhamet etmeyiz, bundan sonra da etmeyeceğiz."
"EN AZ BEŞ BİN ÜLKÜCÜ GÖNÜLLÜ HAZIR BEKLEMEKTEDİR"
Barzaninin 25 Eylül komplosu karşısında düşünce, değerlendirme ve kanaatlerini milletle sürekli paylaştıklarını söyleyen Bahçeli, "Uyarılarımızı, öngörülerimizi, önerilerimizi heyecanla dile getirdik. 24 Ağustos 2017 tarihli basın toplantımız bu konudaki nirengi noktasıdır. 25 Eylül 2017 tarihli yazılı basın açıklamamızda, alınması gereken tedbir ve uygulanması yerinde olacak yaptırımları gündeme taşıdık. 27 Eylül 2017 tarihindeki yazılı basın açıklamamızla da, Türkmenlerin ve Kerkükün sahipsiz olmadığını cümle aleme duyurarak, duruş ve tutumumuzu çok etkili bir şekilde muhataplara bildirmiş olduk. Dedik ki, hiçbir kişi, kurum ve kuruluş Irak Türkmenlerinin varlık mücadelesini samimiyetle desteklemese de, Milliyetçi-Ülkücü Hareket tarihi sorumluluğunun, milli misyonunun gereğini yapacak ve yanlarında olacaktır. Yine dedik ki, bu kapsamda en az beş bin Ülkücü gönüllü başta Kerkük olmak üzere, Türkmenlerin yaşadığı Türk kentlerindeki varlık, birlik ve dirlik mücadelesine katılmak üzere hazır beklemektedir. Blöf yapmıyoruz, palavradan konuşmuyoruz. Hala anlamayan varsa bu konuda şakamızın da olmadığını altını çizerek, üzerine basarak belirtmeyi yararlı buluyorum. Türkmenlerin hakları çiğnenirken biz rahat olamayız. Kerkük elden giderken biz gece yastığa başımızı huzurla koyamayız. Ya hep ya hiç diyoruz. Hesabi değil, hasbi bakıyoruz. Geçmişte Türkiyeye bir kedi bile vermeyiz diyen Barzaniye dedesinin akıbetini çok veciz, çok açık şekilde hatırlatıyor, ayağını denk almasını tavsiye ediyoruz. Rüzgar eken fırtına biçer derler. 25 Eylül referandumu rüzgar değil, rezalettir, hıyanettir, felakettir, geri dönülmezse cezası da tez elden kesilmelidir. Türkiye buna mahir ve muktedirdir. Siyasi iktidarın zaman zaman çelişkili açıklamaları olsa da, devletin en tepesinde sağlam bir iradenin tezahürü bizi rahatlatmaktadır. Ekonomik ambargolar konusundaki birbiriyle örtüşmeyen değerlendirmeler, siyasi, askeri ve diplomatik caydırıcılık vasfımızın sulandırılması en başta bölgedeki inandırıcılığımızı sekteye uğratacaktır. Bu konularda Sayın Cumhurbaşkanının sözleri olumludur. Beklentimiz 22 Eylül 2017 tarihinde kamuoyuna açıklanan MGK kararlarının ruhuna uygun devlet politikasının jeopolitik riskleri göğüsleyecek ölçüde, milli bekayı güvenceye alacak biçimde oluşturulup olgunlaştırılmasıdır. Barzani derhal aklını başına almalıdır. Referandumu tümden iptal etmelidir" açıklamasında bulundu.
"MUHATAP KATALANLAR DEĞİL, İSPANYA HÜKÜMETİ, İSPANYA DEVLETİDİR"
Fransanın arabuluculuk rolüne soyunarak Irak Başbakanı İbadi ile Barzaniyi Parise davet etmesi, bu davetin taraflarda kabul görmesinin dikkat çekici bir gelişme olduğunu kaydeden Bahçeli, "Bölgesel bir soruna Pariste çözüm arayışları, buna da ana aktörlerin sıcak yaklaşması bizim için tartışmalı bir durumdur. Avrupa zaten İspanyanın Katalonya özerk bölgesindeki tekmeli, tokatlı, çatışmalı referanduma kilitlidir. Kendi sınırları içindeki bir meseleyi çözemeyen, İspanya hükümetinin karşı çıkışlarına rağmen sandık kurulmasının önüne geçemeyen Avrupa sınıfta kalmıştır. Bu referandumu tanımayanlar, Irakın kuzeyinde demokrasi ve özgürlük ezberleriyle köşe kapmaca oyununa heves ve tevessül etmişlerdir. Sabah başka, akşam başka konuşan; her tarafa çekilecek sözlerle ne kızı verip ne dünürü küstüren Avrupa zihniyeti bir bakıma suçüstü yakalanmıştır. Bu çarpık zihniyet ki, düğün evinin tefçisi, ölü evinin yasçısıdır. İspanya Anayasa Mahkemesinin yasa dışı ilan ettiği, Avrupa ülkelerinin karşı çıktığı 1 Ekim referandumunda Katalanlar bağımsızlık yönünde oy kullanmışlardır. Bu durum, Irakın kuzeyinden sonra yeni bir buhranın habercisidir. Avrupada taçlar, tahtlar sallanacak, rejimler değişecek derken bizimle alay edenler, şimdi dut yemiş bülbüle dönmüşler, şaşkınlıktan küçük dillerini yutmuşlardır. Bir bildiğimiz var ki söyledik. İspanyadaki referandumun bu ülke hükümeti, yüksek yargı organları tarafından yok hükmünde görülmesi, bir anlamının olmadığının ilanı bizim için esas ve asıl karardır. Bu kapsamda Türkiye olarak çok dikkatli, tutarlı ve dengeli politika izlememiz lazımdır. Muhatap Katalanlar değil, İspanya hükümeti, İspanya devletidir" değerlendirmesinde bulundu. (İHA)
Haber Merkezi