27 Eylül 2026,Pazar 12:27
20°C İzmir
İlkses Gazetesi - İzmir Haberleri

Ösen’den turizmin geleceği için yeni dönem çağrısı

YENİ Parti İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, turizm sektörünün artan maliyetler ve kur baskısı altında zorlandığını belirterek, sürdürülebilir turizm politikalarının hayata geçirilmesi ve nitelikli gençlerin sektörde tutulması gerektiğini vurguladı

Ösen’den turizmin geleceği için yeni dönem çağrısı haberinin görseli
6 dk okuma süresi

YENİ Parti İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, Türkiye’nin sahip olduğu doğal, tarihi ve kültürel zenginliklere rağmen turizm sektörünün artan maliyetler, yüksek enflasyon, vergiler, borç yükü ve kur baskısı gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Turizmin yalnızca ziyaretçi sayıları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Ösen, sektörün sürdürülebilir bir yapıya kavuşması, turizm sezonunun 12 aya yayılması ve ülkenin farklı bölgelerindeki yerel ekonomilerin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Sektördeki sorunların yalnızca ekonomik koşullarla sınırlı olmadığını ifade eden Ösen, nitelikli insan kaynağı eksikliğinin de turizmin geleceği açısından önemli bir başlık olduğunu söyledi. Uzun çalışma saatleri, sezonluk ve güvencesiz istihdam ile düşük ücretlerin çalışanları sektörden uzaklaştırdığını belirten Ösen, iyi eğitimli gençlerin ise yurt dışını tercih ettiğini aktararak, eğitim ile sektör arasındaki bağın güçlendirilmesi ve gençlerin turizmde kalıcı bir kariyer kurabilmesine yönelik politikaların geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.

“BORÇ YÜKÜ VE KUR BASKISI ALTINDA AYAKTA KALMAYA ÇALIŞIYOR”

Turizmin, Türkiye açısından yalnızca önemli bir döviz kaynağı değil, aynı zamanda milyonlarca insan için doğrudan ve dolaylı istihdam sağlayan stratejik bir sektör olduğunun altını çizen Ösen, “Ancak bugün turizmci; yüksek enflasyon, artan maliyetler, vergiler, borç yükü ve kur baskısı altında ayakta kalmaya çalışıyor. Turizmi yalnızca ziyaretçi sayılarına ve kısa vadeli kazançlara indirgeyen politikalar, yatırımcıdan esnafa, çalışanlardan sektör temsilcilerine kadar geniş bir kesimi çözümsüzlük kıskacına itiyor. İhtiyacımız olan, bu potansiyeli koruyan ve geleceğe taşıyan sürdürülebilir bir turizm anlayışıdır. Türkiye sahip olduğu doğal, kültürel ve tarihi zenginlikleriyle turizmde yeni bir dönemin kapısını aralayabilecekken turizmi ziyaretçi sayısıyla sınırlandıran anlayışın idaresinde yerinde sayıyor” diyen Ösen, “Her köşesi ile cennet olan ülkemiz ne yazık ki sürdürülebilir turizm politikalarından yoksun. Dünyada turizm alanında talepler, beklentiler ve eğilimler hızla değişiyor. Küresel iklim krizi de turizmin geleceği açısından önemli bir tehdit. Yeşili betonlaştırarak kazanmamız mümkün değil. Doğal güzelliklerimizi koruyarak, turizmi tüm ülkeye yaymak en büyük hedefimiz olmalı. Sürdürülebilir turizm artık bir tercih değil, geleceğimiz açısından bir zorunluluktur. Sezonu 12 aya taşıyan, turizmi ülkemizin dört bir yanına yayan ve yerel ekonomileri güçlendiren bir anlayışı hayata geçirmeliyiz. Türkiye’nin turizmde yeni bir hikâyeye ihtiyacı var. Deniz, kum ve güneşin ötesine geçen; kültürü, gastronomiyi, doğayı, tarihi ve yerel değerleri merkeze alan bir turizm anlayışını güçlendirmeliyiz” diye aktardı. 

“İYİ EĞİTİMLİ GENÇLER YURT DIŞINI TERCİH EDİYOR”

Turizm sektöründe yaşanan insan kaynağı sorununa da dikkat çeken Ösen, nitelikli ve iyi eğitimli personel bulmakta zorlanan yatırımcılar ile ağır çalışma koşullarıyla karşı karşıya kalan turizm emekçilerinin sorunlarının birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. Uzun çalışma saatleri, sezonluk ve güvencesiz istihdam, düşük ücretler ve artan yaşam maliyetlerinin turizm çalışanlarının çalışma ve yaşam koşullarını her geçen gün daha fazla ağırlaştırdığı belirten Ösen, “Turizmin büyümesinden söz ediyorsak, bu büyümenin en büyük paydaşlarından olan emekçilerimizi görmezden gelemeyiz. Sektörün geleceğini konuşurken çalışanların insan onuruna yaraşır ücret, güvenceli istihdam ve sağlıklı çalışma koşullarına kavuşmasını da temel hedeflerimiz arasında olmalıdır. Turizmde sürdürülebilirlik yalnızca doğayı korumakla değil, turizm emekçisinin hakkını ve emeğini korumakla da mümkündür. Yatırımcı nitelikli personel bulamıyor. İyi eğitimli gençler ya tamamen sektörden uzaklaşıyor ya da yurt dışını tercih ediyor. Gençlerimizin turizmi uzun vadeli bir kariyer alanı olarak görebilmesi için sektörün ihtiyaçlarına uygun, uygulamalı ve istihdam odaklı bir eğitim modelini hayata geçirmeliyiz. Mesleki eğitim kurumları ile işletmeler arasındaki iş birliğini güçlendirerek öğrencilerin eğitim sürecinde sektörü yakından tanımasına imkân sağlayacak projelerin artırılması gerekiyor. Eğitim programlarını yabancı dil, dijital turizm, gastronomi, rehberlik ve sürdürülebilir turizm gibi alanlarda güncelleyerek gençlerimizi sektörün geleceğine hazırlamalı ve mezuniyet sonrasında istihdamlarını desteklemeliyiz” sözlerine yer verdi.

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.