15 Haziran 2026, Pazartesi 17:43
32°C İzmir

Azmiyle 36 kilo verdi, hastalarına ilham oldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Dilara Demirkan, fazla kilolarıyla verdiği uzun mücadeleyi başarıyla sonuçlandırarak 16 ayda 36 kilo verdi. 97 kilodan 61 kiloya düşen Demirkan, yıllar boyunca karşılaştığı önyargıları azmiyle geride bıraktı

  • Oluşturulma:
  • Kaynak: BÜLTEN
Azmiyle 36 kilo verdi, hastalarına ilham oldu haberinin görseli
7 dk okuma süresi

Çocukluk döneminden itibaren kilo problemi yaşadığını belirten Demirkan, meslek hayatına adım attığında zaman zaman “Sen diyetisyen olamazsın” şeklindeki yorumlarla karşılaştığını ifade etti. Ancak bu sözlerin kendisini yıldırmak yerine motive ettiğini söyleyen Demirkan, sağlıklı beslenme ve düzenli yaşam alışkanlıklarıyla önemli bir değişim süreci yaşadı.

Bugün hastalarının karşısına bambaşka bir görünümle çıkan Demirkan, bazı hastalarının kendisini tanımakta zorlandığını belirterek, “Bana gelenler bazen ‘Ama burada şişman bir diyetisyen vardı’ diyerek şaşkınlıklarını dile getiriyor” dedi.

Kilo verme sürecinde sabır, disiplin ve sürdürülebilir alışkanlıkların önemine dikkat çeken Demirkan, hızlı sonuçlar yerine kalıcı yaşam tarzı değişikliklerinin başarıyı getirdiğini vurguladı. Kendi deneyiminin, kilo verme mücadelesi veren birçok kişiye umut verdiğini belirten Demirkan, sağlıklı yaşamın bir süreç olduğunu ve kararlılıkla hareket edildiğinde başarılı sonuçların elde edilebileceğini söyledi.

Mesleki bilgisiyle kişisel deneyimini birleştiren Demirkan, bugün danışanlarına yalnızca teorik bilgi değil, aynı zamanda yaşanmış bir başarı öyküsü de sunarak ilham kaynağı olmaya devam ediyor.

- REKLAM -

"KELİN İLACI OLSA BAŞINA SÜRER" DİYENLER OLDU

Fazla kilolarla küçük yaşlarda tanışan Demirkan, yıllarca diyet yapıp bıraktığını anlattı. Çocukluğundan beri kilo problemi yaşadığını belirten Demirkan, “Her yaz diyetisyene gider, birkaç ay diyet yapardım. Ancak kış geldiğinde eski beslenme düzenime geri dönerdim. Bu döngü yıllarca sürdü. Üniversite yıllarında önce gıda teknolojisi eğitimi aldım. Babamın yıllardır diyetisyenlere para ödediğini görünce kendi kendime ‘Seni bu dertten kurtaracağım’ dedim ve Beslenme ve Diyetetik bölümünü tercih ettim. Ancak bu kararıma çevremden olumsuz tepkiler geldi. ‘Kelin ilacı olsa başına sürer’, ‘Sen diyetisyen olamazsın’ diyenler oldu” ifadelerini kullandı.

"16-17 AYIN SONUNDA 61 KİLOYA DÜŞTÜM"

Uzun yıllar kilosunu çok önemsemediğini söyleyen Demirkan, sağlık sorunlarının ortaya çıkmasıyla birlikte yaşamında köklü bir değişiklik yapmaya karar verdiğini belirterek, “Tiroidle ilgili bazı sağlık sorunları yaşamaya başladım. Bir aile düğünü öncesinde kardeşimle birlikte diyet yapmaya karar verdik. Başlangıçta küçük adımlarla ilerledik, ancak zamanla bu süreç bir yaşam değişikliğine dönüştü. 97 kiloyla başladığım yolculukta yaklaşık 16-17 ayın sonunda 61 kiloya düştüm. Eski hastalarım geldiğinde beni tanımakta zorlanıyor ve ‘Ama burada şişman bir diyetisyen vardı’ diyorlar. Ben de ‘Evet, o bendim’ diye yanıt veriyorum. Ardından büyük bir şaşkınlıkla ‘Nasıl yaptınız?’ diye soruyorlar” dedi.

'ARTIK YAPAMIYORUM' DEDİĞİM ÇOK ZAMAN OLDU

Kilo verme sürecinde birçok kişinin kendisine ameliyat ya da zayıflama iğnesi kullanıp kullanmadığını sorduğunu belirten Demirkan, başarısının arkasında yalnızca sağlıklı beslenme ve düzenli spor olduğunu söyledi. Demirkan, “Ne mide ameliyatı oldum ne mide balonu yaptırdım ne de zayıflama iğnesi kullandım. Kendi hazırladığım beslenme programına sadık kaldım ve düzenli olarak spor yaptım. Bir gece sadece salçalı makarna yemek istediğim için ağlayarak uyudum. Evde makarna da yoğurt da vardı. İstesem kalkıp yiyebilirdim. Ama kendime bir söz vermiştim. Yemedim ve uyudum. Ertesi sabah programıma kaldığım yerden devam ettim. ‘Artık yapamıyorum’ dediğim çok zaman oldu. Ancak ailem, arkadaşlarım ve doktor meslektaşlarım bana sürekli destek verdi. Bazen insanın yanında kendisine inanan insanların olması her şeyden daha önemli” dedi.

“DİYETİSYEN SADECE KİLO VERDİRMEZ”

Toplumda diyetisyenlik mesleğinin çoğu zaman yalnızca kilo verme ile ilişkilendirildiğini belirten Demirkan, hastanede çok farklı sağlık sorunları bulunan hastalara da hizmet verdiklerini vurguladı. Demirkan, “Diyetisyen denince insanların aklına ilk olarak zayıflamak geliyor. Oysa biz sadece kilo vermek isteyen kişilerle çalışmıyoruz. Diyabet, kolesterol ve gut hastalarının yanı sıra nöroloji ve yoğun bakım servislerinde tedavi gören hastalara da beslenme desteği sağlıyoruz. Bizim görevimiz yalnızca kilo verdirmek değil, bireylere sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları kazandırmak” dedi.

- REKLAM -

“ZAYIFLAMA İĞNELERİ UZMAN HEKİM KONTROLÜNDE KULLANILMALI”

Son dönemde yaygınlaşan zayıflama iğnelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Demirkan, bu tür ilaçların mutlaka uzman hekim kontrolünde ve gerekli tahliller yapıldıktan sonra kullanılması gerektiğini vurguladı. Demirkan, “Bu yöntemlere karşı değiliz. Ancak kişilerin bu ilaçları eczaneden temin ederek kendi başlarına kullanmalarını doğru bulmuyoruz. Öncelikle kan tahlilleri yapılmalı, kişinin sağlık geçmişi ayrıntılı şekilde değerlendirilmeli ve tedavi süreci uzman hekimler tarafından planlanmalıdır. Ayrıca bu süreç, diyetisyenlerin yürüteceği beslenme takibiyle desteklenmelidir. Ben ise ailemde bulunan bazı kanser öyküleri ve yaşadığım tiroid sorunları nedeniyle bu yöntemlerden uzak durmayı tercih ettim” dedi.

“KİLO VERMEK DEĞİL, KORUMAK ZOR”

Bugün artık “diyet” sürecinden çok “koruma” döneminde olduğunu söyleyen Demirkan, asıl mücadelenin verilen kiloları koruyabilmek olduğunu vurguladı. Demirkan, “İnsanlar hedef kiloya ulaştıklarında sürecin bittiğini düşünüyor. Oysa asıl süreç bundan sonra başlıyor. Ben bugün dikkat etmeyi bıraksam verdiğim kiloların önemli bir kısmını geri alabilirim. Ameliyat, mide balonu ya da zayıflama iğnesi kullanan kişiler için de durum farklı değil; beslenme düzeni değiştirilmediği sürece verilen kilolar geri dönebiliyor. Önemli olan sürdürülebilir bir yaşam tarzı oluşturmak. Diyet ve spor, emek isteyen ama süreklilik gerektiren süreçlerdir. Uzun süre çaba gösterilir, ancak bırakıldığında geri dönüşler başlayabilir. Bu nedenle önemli olan kısa süreli diyetler değil, ömür boyu sürdürülebilecek sağlıklı alışkanlıklar kazanmaktır. Benim bu süreçte öğrendiğim en önemli şey de bu oldu” dedi.

Kaynak: BÜLTEN

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.