2 Eylül 2026, Çarşamba 14:05
36°C İzmir

Türkiye Psikiyatri Derneği’nden 1 Eylül mesajı

Türkiye Psikiyatri Derneği, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde savaş ve çatışmaların ruh sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerek, kalıcı barışın yalnızca silahların susmasıyla değil, toplumun yaşadığı acıların görülmesi ve yaraların birlikte iyileştirilmesiyle mümkün olduğunu vurguladı

Türkiye Psikiyatri Derneği’nden 1 Eylül mesajı haberinin görseli
3 dk okuma süresi

Türkiye Psikiyatri Derneği, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yaptığı paylaşımda, savaş ve çatışmaların yalnızca cephelerde değil, hayatın her alanında derin yaralar açtığını belirtti. Ruh sağlığı uzmanlarının kliniklerde savaş ve çatışmaların bıraktığı izlere her gün tanık olduğunu ifade eden Dernek, travma, kaygı, yas, göç ve yerinden edilmenin bireyler ve toplumlar üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

Dernek, çatışma ortamlarında büyüyen çocukların yanı sıra savaşa ve şiddete tanıklık eden kişilerde travma sonrası stres bozukluğu ve yaygın kaygı bozukluklarının ortaya çıkabildiğini belirtti. Göç ve zorunlu yerinden edilmenin yarattığı köksüzlük duygusuna da dikkat çeken Dernek, travmaların kuşaktan kuşağa aktarılabildiğini vurguladı.

ONURLU BİR BARIŞ

Derneğin sosyal medya paylaşımında yer alan ifadeler şöyle: “Barış, insanın ekmeğine baktığı gözle insana bakabilmesidir. Savaşlar ve çatışmalar, yalnızca cephelerde değil, hayatın her alanında derin yaralar açar. Bu yıkımın izlerine kliniklerimizde her gün tanık oluyoruz: acıyla ve yasla yoğrulmuş ruhlarda, çatışma ortamlarında büyüyen çocuklarda ve tanıklarda beliren travma sonrası stres bozukluğunda ve yaygın kaygı bozukluklarında, göçün ve yerinden edilmenin yarattığı köksüzlük duygusunda, kuşaktan kuşağa aktarılan travmalarda. Türkiye Psikiyatri Derneği olarak, barışın, çatışmanın geçici olarak durdurulması değil; toplumsal ve bireysel düzeyde sürdürülebilir bir iyi oluş halinin kurulması olduğuna inanıyoruz. Bu, ancak adaletin, hakikatin ve toplumsal hafızanın işlenmesiyle mümkün olur. Çatışmayı susturmak barışın başlangıcıdır ama, mutlaka yaraların iyileşmesi için toplumun acısını görmesine, adlandırmasına ve ortaklaşa işlemesine alan açılması gerekir. Ruh sağlığı uzmanları olarak, şiddetin ve savaşın insan ruhu üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekmeyi; barışın yalnızca siyasi bir uzlaşı değil, aynı zamanda toplumsal bir iyileşme ve özgürleşme süreci olarak ele alınması gerektiğini savunuyoruz. 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde, bu topraklarda ve dünyanın her yerinde kalıcı, adil ve onurlu bir barışın elbirliğiyle inşa edilmesi dileğiyle.”

İlkses Gazetesi'nden sıcak gelişmeleri anında öğrenmek için Google Haberler'de bizi takip edin! Google News'te Abone Ol

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.