Tarım Arazilerinde Yeni Dönem

Ahmet Toprak

Tarım arazileriyle ilgili önemli bir yönetmelik değişikliği Resmi Gazete’de yayımlandı. İlk bakışta teknik bir düzenleme gibi görünse de aslında binlerce arazi sahibini, yatırımcıyı ve “köye bir bağ evi yapayım” hayali kuran vatandaşı yakından ilgilendiriyor.
En dikkat çeken düzenleme, tarım arazilerine yapılabilecek bağ evleriyle ilgili oldu. Daha önce üzerine bağ evi yapılmasına izin verilen araziler için en az 5 hektar (50 bin metrekare) büyüklük şartı aranıyordu. Yeni düzenlemeyle bu sınır 2 hektara (20 bin metrekare) indirildi.
Artık 20 bin metrekare ve üzerindeki, diğer yasal şartları da taşıyan tarım arazilerinde bağ evi yapılabilmesinin önü açılmış oldu. Elbette bu, her 20 bin metrekarelik tarlaya isteyenin dilediği gibi ev yapabileceği anlamına gelmiyor. İlgili kurumların izinleri, imar ve tarım mevzuatındaki diğer koşullar yine geçerliliğini koruyor. Ancak daha önce sadece büyük arazi sahiplerinin yararlanabildiği bir imkânın artık daha geniş bir kesime ulaşabileceği söylenebilir.
Yönetmelikte dikkat çeken bir diğer düzenleme ise geçiş sürecine ilişkin oldu. Yeni kurallar yürürlüğe girmeden önce Tarım ve Orman Bakanlığına yapılmış tarımsal amaçlı yapı veya tarım dışı kullanım başvuruları, yeni hükümlere göre değil, başvuru tarihinde yürürlükte bulunan eski yönetmelik hükümlerine göre değerlendirilecek. Bu düzenleme, hukukta “kazanılmış hakların korunması” ve “hukuki güvenlik” ilkeleri açısından önemli. Çünkü vatandaşlar başvuru yaptıkları tarihte hangi kurallar geçerliyse, işlemlerinin de o kurallara göre sonuçlandırılmasını bekleyebilir. Böylece başvuru sahiplerinin sonradan değişen kurallar nedeniyle mağdur olmalarının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Son dönemde kamuoyunda en çok tartışılan konulardan biri de hobi bahçeleri. Bu yönetmelik değişikliği, kaçak yapılaşmaya veya ruhsatsız hobi bahçelerine otomatik olarak yasal statü kazandırmıyor. Aynı şekilde mevcut kaçak yapıların affedildiği anlamına da gelmiyor. Dolayısıyla “Bağ evi şartı değişti, artık istediğim tarlaya ev yapabilirim.” şeklindeki yorumlar doğru değil. Her somut olayda tarım arazisinin niteliği, büyüklüğü, bulunduğu bölge, yapılacak yapının amacı ve ilgili idarelerden alınacak izinler belirleyici olmaya devam edecek. Son yıllarda özellikle büyük şehirlerde yaşayan birçok kişi tarım arazisi satın alarak bağ evi yaptırmayı planlıyor. Ancak tapuda “tarla” yazması tek başına yapı yapılabileceği anlamına gelmiyor.
Bir arazi satın almadan önce şu soruların mutlaka cevaplanması gerekiyor:
Arazi hangi tarımsal sınıfta yer alıyor?
Üzerinde tarımsal amaçlı yapı yapılmasına izin veriliyor mu?
İlgili belediye ve Tarım ve Orman Bakanlığının görüşü nedir?
Yapı için gerekli tüm izinler alınabilecek mi?
Bu soruların cevabı öğrenilmeden yapılan yatırımlar, ileride ciddi maddi kayıplara yol açabiliyor.
Yönetmelikte yapılan değişiklik, özellikle bağ evi yapılabilecek arazi büyüklüğünün azaltılması bakımından önemli bir kolaylık sağlıyor. Ancak bu kolaylık, tarım arazilerinin serbestçe yapılaşmaya açıldığı anlamına gelmiyor. 
Tarım arazileri, ülkenin gıda güvenliği açısından korunması gereken en değerli kaynaklardan biri. Bu nedenle hem vatandaşların yatırım yaparken mevzuatı dikkatle incelemesi hem de idarenin tarımsal üretim ile yapılaşma arasındaki hassas dengeyi koruması büyük önem taşıyor.