Onlar da bu dünyanın bir parçası

Buse Deli
Buse Deli

Hayvan hakları denildiğinde aklımıza yalnızca mama vermek, su koymak ya da başlarını okşamak gelmemeli. Asıl mesele, kendilerini koruyamayan canlıların yaşam hakkına ne kadar saygı duyduğumuzdur.

Dün gece yayımlanan, İzmir Ege Üniversitesi’nde yıllardır bakılan köpeklerin toplatılması ve buna engel olmak isteyen öğrencilere müdahale edildiği yönündeki görüntüler, hayvan hakları konusunu bir kez daha gündeme getirdi. Yıllardır insanlarla bir arada yaşayan bu canlıların geleceği belirlenirken onların yaşam hakları ne derece gözetiliyor?

Güvenlik sorunu ve toplumun sağlığı elbette göz ardı edilemez. Fakat bu durum, hayvanları yalnızca bir sorun olarak görmekle çözülecek bir mesele değil, bilimsel, insani ve sürdürülebilir yöntemler geliştirmek zorundayız. Çünkü her canlının yaşamı değerli olduğu gibi, alınan kararların merkezinde de bu gerçek bulunmalıdır.

Hayvanlar konuşamıyor diye acı çekmediklerini, kendilerini savunamıyor diye haklarının olmadığını düşünmemiz mümkün değil. Onlar da korkuyor, alışıyor, bağ kuruyor ve yaşama en biz insanlar kadar tutunmaya çalışıyor.

Bir toplumun vicdanı, yalnızca insanlara nasıl davrandığıyla değil, sesi çıkmayan canlılara nasıl yaklaştığıyla da ölçülür. Hayvanları korumak bir iyilik değil, yaşama duyulan saygının gereğidir.