Çocuk Sağlığı ve Sportif Aktivite

Doç. Dr. Onur Oral
Doç. Dr. Onur Oral

Fiziksel aktivite, pediatrik koruyucu sağlık gündeminin temel taşlarından biri olarak kabul edilmekte olduğu için küresel sağlık çerçevesinde, WHO (Dünya Sağlık Örgütü) sağlıklı yaşam kılavuzlarında; çocukların ve ergenlerin fiziksel ve mental (zihinsel) ve psikolojik (ruhsal) sağlık açısından sportif aktivite yapmalarını önerilmektedir. Bu gereklilik; düzenli kas ve kemik güçlendirici aktivitelerin yapılması ve hareketsiz geçirilen sürenin sıkı bir şekilde sınırlandırılmasıyla da desteklenmektedir. Söz konusu sağlıklı düzeye ulaşılmasının; enerji harcamasının artırılması, kardiyorespiratuar (kalp ve solunum sistemi), kas ve iskelet sisteminin geliştirilmesi ve beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi ve ekran başında geçirilen hareketsiz davranışların sistematik olarak yerini aktif uğraşlara bırakması gibi çeşitli kritik yollar aracılığıyla enerji dengesini desteklediği ve dolayısıyla, vücut ağırlığını düzenleyebileceği öne sürülmektedir. Mevcut kılavuzlara rağmen, çocuk sağlığı izleme verileri ve dünya çocuklarının önemli bir kısmının önerilen günlük aktivite düzeyinin gerisinde kaldığını sürekli olarak ortaya koymaktadır.

WHO (Dünya Sağlık Örgütü) sağlıklı yaşam kılavuzlarındaki öneriler, obezite ve aşırı kilo gibi çocukluk çağı sağlık sorunlarının önlenmesinde sağlıklı egzersizin nitelikli ancak gerçek bir rolü olduğunu desteklemektedir. Fiziksel aktivite, çocuk ve ergenlerde vücut kitle indeksi (BMI) ve ilgili antropometrik ölçümlerde sürekli olarak olumlu sağlık katkılarıyla ilişkilendirilmektedir ve bu yapıcı etki, egzersiz yeterli dozda (haftada yaklaşık üç veya daha fazla seans, en az üç ay boyunca sürdürülerek) yapıldığında en etkin görünmektedir. Egzersiz ayrıca, kardiyorespiratuar kondisyonun iyileştirilmesi, motor beceri ve hareketsiz ekran süresinin yerini alması gibi kilo kaybının ötesine uzanan yollarla da önlemeye katkıda bulunacağı da vurgulanmakta ve bunların hepsi çocukların yaşlandıkça aktif kalmalarına yardımcı olacağının altı çizilmektedir. Bununla birlikte, egzersiz tek başına nadiren yeterlidir. Fiziksel aktiviteyi beslenme eğitimi ve davranışsal destekle birleştiren ve okullarda veya diğer yapılandırılmış ortamlarda uygulanan çeşitli oyun ve fiziksel aktivite programları, salt egzersiz reçetelerinden daha kalıcı sonuçlar üretme eğilimindedir.

Yapılan bilimsel araştırmaların sonuçları ayrıntılı olarak değerlendirildiğinde, sportif aktivitenin, aşırı kilo ve obezite dâhil olmak üzere çocukluk çağı sağlık sorunlarının önlenmesinde merkezi bir yere sahip olduğunu ortaya çıkmaktadır. Ancak sportif aktivitenin çocuk sağlığındaki önemi ve değeri, yalnızca kilo değişimine bakılarak değerlendirilmemelidir. Çocukluk çağı sportif aktiviteleri, fiziksel ve mental (zihinsel) gelişim, güç, motor beceri gelişimi ve ergenlik ile yetişkinlik dönemlerinde de sürdürülebilecek alışkanlıkların hayata geçirilmesi de son derece önemli kazanımlardır. Bu nedenle, etkin ve verimli bir çocuk sağlığı programında yalnızca çocukların yeterince hareket edip etmediğini değil, aynı zamanda onlara düzenli hareket etmeleri için güvenli, keyifli ve erişilebilir fırsatlar sunulup sunulmadığının da incelenmesini gerekli kılmaktadır.

WHO (Dünya Sağlık Örgütü), 5-17 yaş arası çocuklar ve ergenler için her gün en az 60 dakika orta veya yüksek şiddette fiziksel aktivite önermektedir. Haftada en az üç gün kas ve kemikleri güçlendiren aktiviteler yapılması tavsiye edilmekte ve daha fazla sportif aktivitenin ek sağlık yararları sağlayabileceği belirtilmektedir. Tüm bu sportif aktivite önerilerinde, belirli bir spor dalı için yazılmış bir reçete veya aktivitenin tek bir seansta tamamlanması zorunluluğundan ziyade genel bir hareket düzeninin önemini vurgulanması hedeflenmektedir. Çocuğun yaşına ve yeteneğine uygun olduğu durumlarda yürüyüş, oyunlar, bisiklete binme, dans, hareket eğitimi ve çeşitli spor branşlarıyla ilgili egzersiz faaliyetlerinin tümünün bu sürece katkı sağlayabileceği gözden uzak tutulmamalıdır.

Sonuç olarak, çocuk sağlıklı büyümesinde; eğitim, beslenme, uyku, aile koşulları ve çocuğun yaşadığı sosyal çevre gibi tüm faktörlerini tümü büyük önem taşımaktadır. Dolayısıyla sportif aktivite, çocuk sağlığının korunasında tek başına bir yöntem olarak değil, çocuk sağlığını geliştirmeye yönelik geniş bir sistemin temel unsurlarından biri olarak görülmelidir.