Sağlık kavramına ilişkin en temel kavramın, sağlığın yalnızca hastalık ve sakatlığın yokluğu değil, aksine tam bir fiziksel, psikolojik ve sosyal iyilik hali olduğu vurgulanmaktadır. Sağlıklı yaşam koşulları açısından çok çeşitli sorunların gözlemlendiği günümüzde, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam tarzını sürdürmenin yalnızca doğru ve kanıta dayalı bilgilerin edinilmesini değil, aynı zamanda bu bilgilerin titizlikle hayata geçirilmesini de gerektirdiği belirtilmektedir. Yaşam boyu zindelik ve canlılık arayışı, evrensel bir hedef olarak kabul edilmekte olduğu için bu hedefe ulaşma çabasında çeşitli belirleyiciler göz önünde bulundurulmakla birlikte, sağlığın korunması açısından yeterli, doğal ve dengeli beslenmeyle düzenli fiziksel aktivitenin büyük önem taşıdığı ifade edilmektedir.
Fiziksel egzersiz alışkanlığının hayata kazandırılması gerekliliğine dair bilincin küresel ölçekte artmasıyla birlikte, nüfusun geniş kesimleri tarafından daha aktif bir yaşam tarzı benimsenmekte ve buna bağlı olarak, düzenli spor alışkanlığının artık yaygınlaştığı görülmektedir. Fiziksel aktivite, bulaşıcı olmayan kronik hastalıkların görülme sıklığını azaltmada en kritik faktörlerden biri olarak kabul edilmekte; özellikle aktif topluluklarda obezite, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, depresyon ve osteoporoz yaygınlığında belirgin bir azalma olduğu bildirilmektedir.
Sportif aktivitenin, yalnızca rekabete dayalı sporlara katılmakla sınırlı olmadığının, öncelikle kabul edilmesi gereklidir. Yürüyüş, bisiklete binme, yüzme, dans etme, merdiven çıkma, bahçe işleriyle uğraşma ve daha pek çok hareket de fiziksel aktivite olarak kabul edilebildiği için; farklı yaş, yetenek, meslek ve sağlık durumuna sahip kişilerin aktif bir yaşam tarzı benimseyebilmeleri büyük önem taşımaktadır. Sportif aktivite alışkanlığı açısından önemli olan nokta, fiziksel aktivitenin günlük yaşamın düzenli bir parçası haline getirilmesidir.
Spor, yalnızca dış görünüşü iyileştirme veya sportif başarı elde etme aracı olarak görülmemelidir. Spor aynı zamanda bağımsızlık, özgüven, zihinsel esenlik ve işlevsel kapasitenin korunmasını sağlayan bir araç olarak benimsenmelidir. Fiziksel sağlıkla düşmeye bağlı sağlık riski arasında sıkı bir bağ bulunduğundan, ileri yaştaki bireyler için güç, denge ve dayanıklılık egzersizleri bilhassa önemlidir. Daha genç bireylerde ise düzenli hareket, sağlıklı ve yaşam boyu sürecek alışkanlıkların geliştirilmesine katkı sağlayabileceği gözden uzak tutulmamalıdır. Kronik rahatsızlıkları olan bireyler için, uygun şekilde uyarlanmış fiziksel aktiviteler, daha kapsamlı bir sağlık yönetimi planının bir parçası haline getirilmesinin de son derece önemli olduğu da vurgulanmaktadır.
Sportif aktivite, düzenli yapıldığında vücudun bağışıklık sistemini güçlendiren, sistemlerin fizyolojik işlevlerini geliştiren ve metabolizmayı olumlu yönde etkileyen bir fiziksel egzersiz alışkanlığını içeren ve her yaşta bireysel sağlığı geliştirmenin temel bir unsuru olarak kabul edilmektedir. Sağlıklı yaşam sürecinde yeterli beslenme desteklenmeli, hareketsiz geçirilen süre azaltılmalı ve düzenli sportif etkinliklerin günlük yaşam tarzına dâhil edilmesine özen gösterilmelidir. Sağlıklı bir yaşam, kısa vadeli bir sağlık programıyla oluşturulmaz; aksine, tekrarlanan, gerçekçi ve sürdürülebilir alışkanlıklarla oluşturabilmektedir. Bu nedenle, düzenli spor alışkanlığıyla genel sağlığın korunması, fiziksel kapasitenin arttırılması ve yaşamın daha aktif, bağımsız ve kaliteli bir hale gelmesi mümkün olacaktır
Fiziksel aktiviteyle şekillenen bir yaşam tarzına geçiş, sağlıklı yaşam ve sağlıklı yaşlanma adına son derece olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Bu değişimin özellikle tüm yaş gruplarında fiziksel ve psikolojik sağlığın korunması ve geliştirilmesinde etkili olacağı; ayrıca aktif ulaşım yöntemlerinin ve doğal unsurların yaşam alanlarına dâhil edilmesiyle modern kentsel çevrelerin yaşanabilirliğinin artacağının altı çizilmektedir.
Sonuç olarak, spor ve sağlıklı yaşam arasındaki kritik ilişkinin farkına varılmasıyla, sağlıklı bir yaşam ve sağlıklı yaşlanma süreci söz konusu olacaktır. Sportif aktivite alışkanlığının, günlük yaşamın düzenli bir parçası olarak benimsenmesiyle, günümüzün zorlu yaşam koşullarının getirebileceği olumsuz etkilerinin üstesinden gelmeye katkı sunarak, sağlıklı bir yaşam ve yaşlanma sürecini de mümkün kılabileceği unutulmamalıdır.
Doç. Dr. Onur ORAL
Ege Üniversitesi, Spor Bilimleri Fakültesi, Spor Sağlık Anabilim Dalı
Bornova, 35100 İzmir -- GSM: 0 532 4670712 ---
E-posta: onur.oral@ege.edu.tr

