Sağlıklı yaşam, çoğu zaman sadece hastalığın yokluğu olarak anlaşılmaktadır, ancak tıbbi açıdan bu yaklaşım tam doğru olarak kabul edilmemektedir. Buna karşılık, sağlıklı yaşam adına yaygın olarak kabul gören tanım, sağlığı sadece hastalık veya sakatlığın yokluğu değil, tam bir fiziksel, mental (zihinsel) ve sosyal açıdan sağlık halini içeren bir durum olarak değerlendirilmektedir. Bilimsel açıdan daha geniş kapsamlı olan bu tanım büyük önem taşır çünkü sağlıklı yaşam kavramına daha geniş bir açıdan bakılması gereklidir. Bu nedenle, sağlıklı yaşamın, sadece zarar meydana geldikten sonra tedavi yoluyla değil, insanların günlük yaşamda anlamlı bir şekilde işlev görmelerini, uyum sağlamalarını ve katılmalarını sağlayan sürdürülebilir olumlu etkiler yoluyla elde edilebileceğinin altı çizilmektedir. Sağlık çok boyutlu olarak kavramsallaştırıldığında, fiziksel aktivite sadece bir fiziksel uygunluk stratejisi olmaktan öteye geçen; bedensel işlevi destekleyen ve psikolojik ve sosyal iyilik halini de etkileyen bir davranışsal bir tedavi yöntemi olarak kabul görmektedir.
Sağlıklı yaşamın pratik hayattaki yorumunda, iyilik halinin işlevsel olması gerektiği de kabul edilmelidir. Günlük hayat anlamda sağlık, ihtiyaçları karşılama, stres faktörleriyle başa çıkma ve zaman içinde işlevsel rutinleri sürdürme yeteneğini ifade ederken, bu yaklaşım, dar biyomedikal sonuçlardan ziyade işlevsel yeteneğe öncelik veren halk sağlığı yaklaşımlarına vurgu yapmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü'nün sağlıklı yaşlanmaya ilişkin daha ayrıntılı yaklaşımlarında, bireylerin yaşlandıkça önem verdikleri alışkanlıklarını sürdürebilmelerini sağlayan yetenekler olan işlevsel yeteneklerin korunabilmesine odaklanmaktadır. Bu nedenle, sağlıklı bir yaşam sürecinde, bireylerin sağlık koşullarının sürdürülebilmesine ve geliştirilmesine yönelik eylemlerin bireylere rehberlik edebilmesi gerekli görülmektedir.
Fiziksel aktivite açısından, fiziksel sağlık, sağlıklı yaşam için gerekli olan kapasitelerin önemli bir boyutunu temsil etmektedir. Kardiyovasküler (kalp ve damar sistemi) uygunluk, kas gücü ve dayanıklılığı, esneklik ve sağlıklı vücut kompozisyonunu için gerekli olan fiziksel koşullar olarak kabul edilmektedir. Ayrıca, diyet kalitesi, sağlıklı uyku ve klinik taramalarla fiziksel sağlık için risk oluşturabilecek bazı hastalıkların erken teşhis edilmesinin de önen taşıdığı göz ardı edilmemelidir. Sağlıklı yaşamın sürdürülebilmesi açısından düzenli fiziksel aktivite, doku ve organ sağlığını, metabolik düzenlemeyi ve ileri yaşlardaki günlük aktivitelerde bağımsız kalabilme yeteneğini desteklemektedir. Fizik aktivitenden uzak, sedanter (hareketsiz) bir yaşam tarzının yaratacağı olumsuz fizyolojik sonuçlar arasında kas kütlesinde azalma, glikoz metabolizmasında bozulmalar ve kardiyovasküler risk oranlarında düzensizliklerle birlikte, tüm bu olumsuz sağlık koşulları sonrasında kronik hastalıkların ortaya çıkabileceği gözden uzak tutulmamalıdır.
Sağlıklı yaşam sürecinde mental (zihinsel) ve duygusal sağlık, fiziksel sağlık koşullarını çok yakından etkileyen bir kavram olarak dikkat çekmektedir. Zihinsel sağlık, bireylerin stresi algılama tarzlarını, bu stres faktörlerine karşı motivasyonlarını koruyabilmelerini ve psikolojik (ruhsal) sağlığı destekleyici alışkanlıkların oluşturulmasında önemli rol oynamaktadır. Fiziksel aktivite ile desteklenen fiziksel sağlık, uyku kalitesi, enerji seviyeleri ve metabolik denge gibi kritik mekanizmalar aracılığıyla zihinsel sağlığın korunması ve geliştirilmesinde rol oynadığı belirtilmektedir. Bu bağlantı klinik olarak önemlidir çünkü fiziksel aktivite, ruh hali düzenlemesini, algılanan stresi ve bilişsel işlevleri etkileyebilmektedir. Bu etkiler daha sonra davranışsal tutarlılığı güçlendirdiği bilindiği için egzersiz alışkanlığımın sağlıklı yaşam sürecinde sadece fiziksel sağlığı değil ama aynı zamanda sosyopsikolojik yapıyı da güçlendirebileceği vurgulanmaktadır.
Sonuç olarak, sağlıklı yaşam koşullarının korunması ve geliştirilmesinde düzenli egzersizi alışkanlığının teşvik edilmesi ve fiziksel açıdan aktif bir yaşam tazının benimsemenin potansiyel faydaları sıklıkla vurgulanmalı ve düzenli fiziksel aktivite alışkanlığının her yaşta genel sağlığı olumlu yönde etkilediğinin altı çizilmektedir. Sağlıklı konusundaki mevcut bilgilerin çok yönlü değerlendirilmesiyle, sağlıklı yaşam için önem taşıyan mekanizmaların hayata geçirebilmesiyle yaşanacak bireysel yaşam kalitesindeki artış, toplum sağlığı adına umut verici olarak kabul edilmelidir.