2

İnsan ve Din


  • Oluşturulma Tarihi : 05.09.2017 07:33
  • Güncelleme Tarihi :

Mazereti bulunmadan namazı terk eden dinden çıkar mı?

Namaz ibadeti inançtan sonra sorumlu olduğumuz ilk ibadettir. Ahiret gününde de hesabını vereceğimiz ilk ibadettir. Dolayısıyla hiçbir mazereti olmadığı halde namazı terk eden kimse büyük bir günah işlemiş olur. Ama büyük günah işledi diye kafir olmaz ve İslam’dan çıkmaz.  

Çünkü ehl-i sünnet inancına göre iman, kalben onaylama ve kabullenmedir, bu ortadan kalkmadıkça insan kafir olmaz; yani dinden çıkmaz. Namaz kılmada inanç meselesi olmadığından ibadet olduğundan onu kılmamak Müslüman’ı kafir yapmaz. Ama Müslüman bir kimse her zaman ve her şartta namazını kılmalıdır. Asla ama asla ihmal etmemelidir.

Kişi ölmeden önce mirasını çocukları arasında taksim edebilir mi?

İslamiyet de ölüm hak, miras helal diye bir söz vardır. Kişi ölmediği sürece malı miras olmaz ve yakınlarına miras olarak intikal etmez. Yaşamakta olan mal sahibi malını, helal ve caiz olmak şartıyla dilediği gibi harcar, tüketir ve -akrabası olsun, olmasın- istediğine verir. Yakınlarının ona “Bizim mirasımızı azaltıyor veya yok ediyorsun” deme hakları yoktur. 

Mümin, yakınlarına miras bırakmakla yükümlü değildir, ihtiyaç içinde iseler onların nafakaların (geçimlerini) temin etmekle yükümlüdür. Nafaka temin ödevini yerine getirmekte olan bir mümin, geriye kalan malı üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunabilir.

Üzerinde Allah’ın adı bulunan bir yüzük ile tuvalete girilebilir mi?

Yüzük parmaktayken kişinin helaya girmesi mekruhtur. Bu durumda tuvalete girecek kimse parmağında Allah yazan bir yüzük veya kolye varsa bunları ya dışarıda bırakmalıdır. Ya da çıkarıp cebine koymalıdır.

Hz. Peygamberin doğumunda ne gibi mucizeler meydana geldi?

Peygamberimiz doğduğunda bazı hadiseler yani mucizeler meydana geldi. Bunlardan bazılarını söyle sıralayabiliriz: Hz. Peygamber, anadan sünnetli ve göbeği kesik olarak doğdu. Peygamberimiz doğarken, çocukların yere düştükleri gibi düşmeyip ellerini, yere dayamış başını semaya kaldırmış olarak doğdu. Peygamberimiz doğduğu zaman, bir yıldız doğmuş ve bilginler, bu yıldızın doğduğu gece, Ahmet doğmuştur dediler. Bir çok Yahudi bilgini Tevrat tan inceleme ile peygamberimizin bu gecede doğduğunu yakınlarına bildirmişlerdir.    

Peygamberimiz doğduğu gece Kisra’nın sarayından on dört şerefe yıkıldı İranlıların, bin yıldan beri hiç sönmeden yanan ateşleri sönüverdi. Save Gölü’nün suyu çekildi. Sema ve Vadisini su bastı.

Hanefîler gusülde ağız içini yıkamayı neden farz görmüşlerdir?

Hanefiler göre ağız ve burun içi de bedenin dış kısmındandır. Öyle ise, gusülde ağız da, burnun içi de yıkanmalı, bedenin dış kısmından oluşunun icabı yerine getirilmelidir.

Şafiî’de ise, bunlar bedenin dışından değil, içinden sayıldığından yıkanması farz olarak görülmemiş, sünnet derecesinde mütalaa edilmiştir.

GÜNÜN NÜKTESİ

GERÇEK TEVEKKÜL

Her şeyin olduğu gibi tevekkül duygusunun da tarih boyunca istismarcıları ve yanlış yorumlayıcıları olmuştur. Nitekim Hz. Ömer tembel tembel oturan bir grup Yemenliye sormuştur:

-Sizler kimlersiniz?

Onlar da:

-Biz mütevekkil insanlarız, deyince, Hz. Ömer:

-Hayır yalan söylüyorsunuz. Sizler mütevekkil değil düpedüz müteekkil (hazır yiyici) kimselersiniz. Gerçek mütevekkil tohumunu tarlaya atan ve ondan sonra Allah’a dayanan kimsedir, buyurarak bir yanlış telakkiyi hemen düzeltmiştir. Onlar, “Biz, mütevekkil kimseleriz” diyerek tembelliklerini dinî bir kisveye bürüyüp kendilerini haklı göstermeye kalkışmışlar. Ama Hz. Ömer “Siz, mütevekkil değil, “müteekkil” kimselersiniz. Zira mütevekkil, tarlasını imar edip tohumu saçan ve gerisini Allah’a havale eden kimsedir. Diyerek onları çalışmaya sevk etmiştir.

GÜNÜN AYETİ

Ey iman edenler! Eğer fasıkın biri size bir haber getirirsen onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa sataşırsınız da sonra yaptığınızdan pişman olursunuz.

GÜNÜN DUASI

“Ey Allah’ım! sapmaktan veya sapdırılmaktan, hata etmekten yahûd hata etdirilmekten, zulmetmekten ya-hûd zulme uğramaktan, cahillik etmekten yahûd bana cahillik edilmekten, hakkım olmayan bir şeyi istemekten yahûd elimde olmayan bir şeyin benden istenilmesinden sana sığınırım.”

İnsan ve Din
Doç. Dr. Zeki Uyanık
Yazarımız Kim ?

Doç. Dr. Zeki Uyanık