2

İnsan ve Din


  • Oluşturulma Tarihi : 31.01.2018 06:03
  • Güncelleme Tarihi :

Ücretle Kur’an okumak caiz mi?

Ölüye faydası dokunan ibadetlerden bir tanesi de Kur’an okumaktır. Kur’an okuyup veya okutmakla sevabını ölen kişiye bağışlamak dinimizce uygun bir davranıştır. Cumhuru ulemaya göre bir kimse hiçbir maddi menfaat beklemeden ve almadan Kur’an-ı okur ve bunun sevabını ölüye bağışlarsa yaptığı bu davranış sünnete uygun ve faydalı bir davranıştır. Onun için bir kimse babasının ruhuna bir Kur’an okutsa ya da hatim indirtse bu Kur’an-ı okuyan, hatimi indiren kimse pazarlık konusu yapmadan şu veya bu miktarı istemeden okutan kimse gönlünden okuyana bir rakam verse caizdir. Dinen hiçbir sakıncası yoktur. Fakat pazarlıklı bir şekilde, bir menfaat karşılığında başkalarına Kur’an okumak dinen uygun değildir. Okurum ama şu kadar vereceksin demek gibi.

Kadınlar neden orucu kaza ediyor da namazı kaza etmiyor?

Kadınlar doğum ay hali gibi durumlarda namaz kılması, oruç tutması, Kur’an-ı tutması okuması dinen caiz görülmemiştir. Bu özürleri geçtiği zamanda namazı kaza etmekte sorumlu değil, ama orucu kaza etmesi kendisine farzdır. Bu durum öncelikle Bu durum öncelikle taabbudi yani Allah’ın bildirip de bizim hikmetini bilmediğimiz bir meseledir. Fakat İslam fıkıhçıları bunu şöyle yorumluyorlardır: Namaz ibadeti her gün, her hafta, her ay ve her yıl kesintisiz bir şekilde vardır. Kadının da bu özrü hemen hemen her ay vuku bulmaktadır. Dolayısıyla bu namazı onlara kaza ettirmek biraz zor gelebilir diye kaza farz kılınmamıştır. Ama oruç ibadeti senede bir ay olduğundan ve her zaman erişme imkanı olmayabileceğinden kazası kadınlara farz kılınmıştır.

Gelin, kayınvalide ve kayınpedere dinen bakmak zorunda mı?

Gelin, kocasının ana babasıyla aynı yerde kalmaya, onlara bakmaya (hukuken) mecbur değildir. Ama (diyaneten) hizmet etmesi tavsiye edilir. Lakin hizmet etmeye zorlanamaz. Ancak beyinin mutluluk ve huzuru hanımın da mutluluk ve huzuru olacağından bir kadının mümkün olduğu kadarıyla beyinin ana babasına hizmette kusur etmemesi gerekir. Böylece ailenin mutluluğunu, huzurunu sağlamaya katkıda bulunmuş olur. Çünkü hiçbir evlat ana babasını ihmal edemez. Muhtaç oldukları zaman onların hizmetine koşmaktan geri duramaz dinen bu onun bir görevidir.

Hanım hukuki hakkını kullanıp ta kayınvalide ve kayınpederine hizmetten uzak kalabilir. Ama bu da kocasının mutsuzluğuna sebep olup aile içinde sevgi azalmasına vesile teşkil edecektir belki de ailenin çöküşüne veyahut da anne ve babanın rızasından ayrılmaya onların bedduasını almaya kadar götürecektir.

Kaldı ki bu hizmetler de yabancıya değil; ana baba makamına kaim olan kayınvalide ile kayınbabaya yapılmaktadır. Öz ana baba olmasa da ana baba yerine geçenlerdir bunlar. Hukuken böyle bir görev olmasa da ahlaken hizmette ve saygıda kusur edilmesi gerekir.

Erkeğin ipekli elbise ile kıldığı namaz geçerli mi?

Bütün ehli sünnet mezheplerine göre erkeğin saf ipek giymesi ya da yüzde elliden fazla ipek olması dinen yasaklanmış ve haram kılınmıştır. Ama ipekli elbise ile kılınan namazın geçerli olup olmadığı hususu mezhepler arasında tartışmalıdır. Hanefi mezhebine göre, ipekli elbise içinde kılınan namaz sahih olup iadesi gerekmez. Ancak ipekli elbise ile namaz kılmak mekruhtur. Ayrıca bu şahıs, giyilmesi yasak olan bir şeyi giydiği için de günah işlemiş olur. Şafii mezhebine göre ise, bu kişi o anda ipekten başka bir elbise bulma imkanına sahip ise, namazını hemen iade etmelidir. Yani tekrar kılmalıdır. Kısaca kişi ipekli elbiseyi giymekle haram, onunla namaz kılmakla da mekruh işlemiş olur. Namazı ise kimilerine geçerli kimilerine göre ise geçersizdir.

GÜNÜN SÖZÜ

İnsan ne kadar az düşünürse, o kadar çok konuşur.

Montesquieu

GÜNÜN HADİSİ

Ademoğlu ihtiyarladıkça onda iki şey gençleşir: Mala karşı hırs ve hayata karşı hırs.

(Buhari, Rikak 5)

GÜNÜN DUASI

“Ey Allah’ım! Bize belasız bir yaşayış, hevasız bir din, riyasız bir amel, azapsız bir afv, ikapsız bir mağfiret, hesapsız bir cennet, perdesiz bir rüyet nasip et.”

GÜNÜN AYETİ

Allah, gizlediklerinizi de, açığa vurduklarınızı da bilir.

GÜNÜN NÜKTESİ

En Büyük Düşman

Sa’di Şirazi anlatıyor:

Büyüklerden birinden, “Senin en inatçı düşmanın, iki yanın arasında bulunan nefsindir.” anlamındaki hadisi açıklamasını istedim. Şöyle cevap verdi: “Bunun manası şudur: Herhangi bir düşmanın hediye ile ikram ve iltifatla dostluğunu kazanmak mümkündür. Fakat nefs öyle bir düşmandır ki okşadıkça kabarır, şımarır, hürmet gördükçe serkeşliği artar, daha fazla azgınlığa düşer.”

İnsan ve Din
Doç. Dr. Zeki Uyanık
Yazarımız Kim ?

Doç. Dr. Zeki Uyanık