Sayfa Yükleniyor...
İnsanın dirisi saygın olduğu gibi ölüsü de saygındır. Dolayısıyla ölülere saygı duyulması ve saygısızlık anlamı taşıyan davranışlardan kaçınılması gerekir. Bu itibarla, zaruret olmadığı sürece, mezarların üzerinden geçilmesi ve kabirlerin üzerine oturulması dinen uygun bir davranış değildir. Nitekim sevgili Peygamberimiz kabre yaslanan sahabeyi uyarmış ve kabir sahibine eziyet etme! buyurmuşlardır. Buna göre kabrin üzerinde oturmak dinen doğru bir davranış değildir.
Eğri olan dişleri düzeltmek dinen caiz mi?
İslam dini, insanın yaratılıştan var olan güzelliklerini daha belirli hale getiren, takı takma, saçları tarama, meşru ölçüde süslenme, güzel giyinme... gibi davranışları mubah kılmıştır. Ancak, fıtraten yani yaratılıştan verilmiş özellik ve şekillerin değiştirilmesini yasaklamıştır. Nitekim Rasulüllah Efendimiz, süslenmek maksadıyla vücutlarına dövme yapan veya yaptıranlara, dişlerini yontarak seyrekleştiren ve şeklini değiştirenlere lanet etmiştir. Buna göre, Allahın yarattığı şekli beğenmeyerek, ameliyatla bazı uzuvların şekillerini değiştirmek, tabii güzelliğin fevkinde güzellik aramak dinen caiz değildir. Kuran-ı Kerim, şeytanın Şüphesiz onlara emredeceğim de Allahın yaratılışını değiştirecekler (Nisa, 119) dediğini naklederek, bu tür davranışları şeytani işler olarak nitelemektedir. Ancak dişleri sağlık açısından tedavi ettirmek gerekir. Bu anlamda eğri olan dişleri düzeltmek için tel takmada dinen bir sakınca yoktur.
Dalgınlık namaza zarar verir mi?
Namazda düşünceye dalmak namaza zarar vermez. Ancak namazın manevi ortamından kopup düşünceye dalamak namazın ruhuna aykırıdır. Bu dalma da bazı durumlarda sehiv secdesi gerektirmektedir.
Hanefi mezhebine göre namazda ara verme sehiv secdesi gerektiren durumlardandır. Bu genelde namaz içinde uzunca bir süre tereddüt ve düşünme şeklinde olur. Uzunca bir müddet düşünme veya düşünmenin uzaması, ortalama olarak bir rükün eda edilecek kadar sürenin, bir rükün veya bir vacibi eda etmeksizin, bir şey yapmaksızın geçirilmesi demektir.
Bu uzunca düşünme, namaz kılan kişiyi bir rüknü veya bir vacibi yerinde edadan alıkoyduğu için sehiv secdesi gerekir. Bir rüknün eda edildiği sıradaki düşünme ise sehiv secdesini gerektirmez.
Günün Ayeti
Yapmayacağınız şeyi söylemeniz Allah indinde en sevilmeyen şeydir. Saff: 61/3
Günün Hadisi
Biri diğerine ihanet etmediği müddetçe iki ortağın üçüncüsü ben olurum. Biri arkadaşına ihanet etti mi ben aralarından çekilirim.
Günün Sözü
Bedenin sağlığı az yemekte ruhun sağlığı az günah işlemektedir. Zünnun Mısri
Günün Duası
Allahım dünya malımı ahiret felaketime sebep yapma.
Bunları Biliyor muyuz?
Kıyam Nedir?
Namazda ayakta durmak demektir ve namazın farzlarından biridir.
Günün Nüktesi
Cennet
Muğire İbni Şubeden rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu:
Hz. Musa Rabbine:
Cennetliklerin en aşağı derecesi nedir? diye sordu.
Allah Teala da ona cevaben şöyle buyurdu:
O, cennetlikler cennete girdikten sonra çıkagelen bir adamın derecesi olup kendisine:
Cennete gir! denir.
Ya Rabbi! Herkes yerine yerleşmiş ve alacağını almışken ben nereye gideceğim? der. Ona:
Sana dünya hükümdarlarından birinin mülkü kadar yer verilse razı olur musun? diye sorulur. O da:
Razıyım ya Rabbi! der. Bunun üzerine Allah Teala ona:
İşte öyle bir mülk senindir. Bir o kadar daha, bir o kadar daha, bir o kadar daha, bir o kadar daha buyurur. Beşincisinde o adam:
Razı oldum ya Rabbi! der. Allah Teala ona:
İşte bu kadar şey hep senindir. Onun on misli de senindir. Bir de neyi arzu ediyorsan, gözün neden hoşlanıyorsa hepsi senindir, buyurunca adam:
Razı oldum ya Rabbi! diyecek.
Daha sonra Musa aleyhisselam:
Ya Rabbi! Cennetliklerin en üstün derecesi nedir? diye sordu.
-Allah Teala şöyle buyurdu:
Onlar benim seçtiğim kullardır. Onlara hazırladığım nimetleri ne bir göz görmüş, ne bir kulak duymuş, ne de bir kimsenin hatır ve hayalinden geçmiştir.