Dil Terbiyesi

Filiz Akkaya

Vücudun her bir bölümü ona özgü, belirli bir amaç üzere yaratıldığı halde, dilin kullanımı birçok amaca hizmet etmektedir. Hakikati söyleyip öğüt vermek, gönül almak, bilgi aktarmanın yanı sıra, iftira, kırıcı sözler, gıybet gibi kötü amaçla da kullanılabilir. Görünürde küçücük olan bu organın, etkisi devasadır. Bir gönlü paramparça ederken, paramparça bir gönlü onarabilir. Birkaç kelimeyle fitneye sebep olabilirken, ihtilafa düşmüş kişilere bir anda sulhu getirebilir.

Biraz örneklendirmeye gidecek olursak, boş konuşma, kimseye zararı olmayan ama gereksizdir. Zamanını çalar. Söylenen sözlerin herhangi bir zararı veya kıymeti olmasa da onunla harcadığın zaman kıymetlidir.

Faydalı bir sözün de yerini bulamadığı zamanlar olur ki, ziyan olmaya sebeptir. Dil, doğru yer ve zamanda kullanılırsa başa taç, aksi taktirde başa bela olur. Doğrular, yanlışların mesken tuttuğu beyinlerde eğreti durur. Dışlanıp kabul görmediği durumlarda sana hoşnutsuzluk ve öfkeye bulanmış olarak geri döner, sırtına yük olur.

İnsanların hayatlarına haddi aşarak müdahil olup, kendini ilgilendirmeyen şeyleri öğrenme çabasına ne demeli. Adeta karşısındakini sorguya çekercesine dil dökmek. Karşısındakini kendini kamufle etmek adına yalana sığınmasına sebep olabilir ki, her iki tarafın hanesine de eksi puan yazılmasına sebeptir.

Peygamber Efendimizin (sav), “Kim Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsa, ya hayır söylesin, ya da sussun” sözündeki derin mana, konunun özeti mahiyetindedir. Dilinden dökülecek sözler, bir kişiye, bulunulan duruma bir fayda sağlayacak ise yine kelimeleri özenle seçerek konuşmak, dedikoduya veya fitneye yol açacaksa susmak gerekir.

Konuşmasına kibir serpiştirerek, karşıdakini etkileme çabasına girenlerin de sözleri hedefi bulamaz. Samimi ve yalın bir dille kurulan cümleler her zaman daha doğru yol alır. Cümleler demlendiği kalp yatağında, o yatağın rengini alırlar. Ve dile doğru yola çıktıklarında da, dilden etrafa saçıldıklarında da, o kalp yatağının rengini yansıtırlar.

O halde güzel dil, güzel söz için, güzel bir kalbe mi sahip olmak gerekirdi? Doğru bir kapten çıkan sözlerin, süslü, abartılı, kibirli bir dile ihtiyacı yoktur. Sade, olduğu gibi, kısa ve öz bir anlatımla kalpleri feth etmeleri mümkündür.

Sonuç olarak denebilir ki, düşünülmeden söylenmiş bir söz, insana hem bu dünyada, hem de ahirette sıkıntı getirebilir iken, aklın ve terbiye edilmiş bir kalbin süzgecinden geçmiş bir söz de, hem bu dünyada, hem de ahirette kazanç getirebilir.

Unutmayalım ki, her zaman, çok konuşan değil, az, öz ve doğru konuşan kârdadır...