Rızık ve İnfak

Filiz Akkaya

İnsanların sahip olduklarını düşündüğümüz zaman, Allah’ın bahşettiği rızkı miktarları olarak idrak ederiz hep. Maddi imkanları rızkının derecesini belirler bize göre. Ama konuya biraz daha ayrıntılı bakabilirsek, rızkın sadece maddiyat olmadığını görürüz. 
Nasıl ki para bu dünya şartlarında yaşayabilmemiz için bir araç olarak verilmiş ise, beş duyu organımız, aklımız, yeteneklerimiz, gücümüz, duygularımız, sağlığımız da bu amaç ile verilmiş rızıklardandır. 
Bir ayet var ki, bu konudaki düşünceleri berraklaştırır. ”Allah’a ve resulune iman edin; O’nun size emanet olarak verdiklerinden, başkaları için de harcayın. İçinizden iman edip böyle harcamada bulunanlara büyük mükafat vardır (Hadid 7) Bu ayet ile maddiyatın, bize emanet olarak verilenlerden sadece bir tanesi olduğunu anlıyoruz. Ve bize verilenlerden infak etmemiz gerekiyorsa, sahip olduklarımızı gözden geçirmemiz gerekiyor. Birilerinin bedenlerine ağır gelen yüklerine yardım ederiz, rızık olarak verilen bedenimizin gücünden infak ederiz. Aklımız ve ilmimiz ile birilerinin hayatlarını kolaylaştırıcı fikirler üretiriz, aklımızdan infak ederiz. Merhametimiz ile birilerini sarar sarmalar, göğsümüzde dinlendiririz, duygularımızdan infak ederiz. Mevki sahibi isek, insanların yararına işler yaparız, 
İşte Allah’ın bize verdiği rızıkları nasıl ki saymakla bitiremiyorsak, infak edebileceklerimizin de çokluğunu bu şekilde idrak edebiliriz. 
“(Onlar) gayba iman ederler, namazı kılarlar, kendilerine verdiklerimizden hayra harcarlar (Bakara 3)”. Allah ayetleri ile doğru yolu gösterir, bu yolu dosdoğru takip etmek de bize düşer. 
Maddi ve manevi rızıklardan, Allah’ın rızası için harcama yapmak, bizi Allah’a yaklaştırırken, imanın sosyal hayata yansımasının güzelliğini sergiler. Ahlaki, sosyal, insani sorumluluklarımızın işleyişini kolaylaştırır. Kendi ihtiyaçlarımızı ayırdıktan sonra rızkımızdan infak etmek, Allah’ın rızasını kazanmak adına kat ettiğimiz yolda ilerlememizi sağlayacaktır. Bol rızık mükafat, az rızık da ceza değildir. Her şey sistem içinde belirli bir ölçü ve nizama göre ayarlanmış olup, bize düşen, irademizle çalışarak meşru yollara ve Allah’ın taktirine güvenmektir. Gücümüz yettiğince infak etmek, merhamet ve kardeşlik sevgisini çoğaltırken, dünyaya körü körüne bağlılıktan arındırıp, ahiret huzurunun yolunu açar. 
Öyle güzel düşünelim ve yaşayalım ki, hayat huzurla gelsin...