Bayramın Hatırlattıkları
- Oluşturulma Tarihi : 17.03.2026 12:30
- Güncelleme Tarihi : 17.03.2026 12:30
Takvimler yine bir bayram sabahını gösteriyor.
Evlerde tatlı bir telaş, sofralarda bereket, kapılarda misafir umudu… Ama asıl soru şu: Bayram gerçekten sadece tatlıların, yeni kıyafetlerin ve ziyaretlerin günü müdür?
Bayram aslında bir aynadır.
İnsanlığın kendisine bakabildiği nadir günlerden biridir.
Bir ay boyunca sabrı, paylaşmayı ve nefsimizi terbiye etmeyi öğrendiğimizi söyleriz. Aç kalmanın sadece bir ibadet değil, aynı zamanda aç olanı anlamanın yolu olduğunu biliriz. Ama bayram geldiğinde kendimize şu soruyu sormamız gerekir:
Gerçekten öğrendik mi, yoksa sadece bir ay boyunca aç kalıp eski alışkanlıklarımıza mı döndük?
Çünkü bayramın gerçek anlamı sofralarımızda değil, kalplerimizde gizlidir.
Bugün dünyaya baktığımızda ne yazık ki bayramın ruhuyla bağdaşmayan birçok manzara görüyoruz. Bir tarafta bolluk ve israf, diğer tarafta açlık ve çaresizlik… Bir yerde çocuklar bayramlık seçerken başka bir yerde çocuklar savaşın, yoksulluğun ve korkunun içinde büyüyor.
Oysa bayram, bize insan olduğumuzu hatırlatmak için vardır.
Bayram; kırgınlıkların bittiği, küslüklerin sona erdiği, kalplerin yeniden birbirine dokunduğu gün olmalıdır. Bir telefon, bir ziyaret, bir selam… Bazen bir insanın kalbini onarmaya yeter.
Belki de bayramın en büyük anlamı budur:
İnsan olmayı yeniden hatırlamak.
Unutmayalım ki toplumları güçlü yapan şey sadece ekonomi, teknoloji ya da güç değildir. Toplumları güçlü yapan şey vicdandır, merhamettir, paylaşma kültürüdür.
Bir toplumda komşu komşunun derdini bilmiyorsa, zengin fakirin halini görmüyorsa, güçlü zayıfı korumuyorsa… O toplum bayramı sadece takvimde kutluyor demektir.
Oysa gerçek bayram; bir çocuğun yüzündeki tebessümde, bir yaşlının yalnız olmadığını hissetmesinde, bir muhtacın kapısının çalınmasında gizlidir.
Belki de bu bayram kendimize küçük bir söz vermeliyiz:
Daha çok dinleyen, daha çok anlayan ve daha çok paylaşan insanlar olabilmek.
Çünkü bayramlar geçer.
Ama insanın kalbinde bıraktığı izler kalır.
Dileğim odur ki bu bayram sadece evlerimizi değil, kalplerimizi de aydınlatsın. Kırgınlıkların yerini barışın, bencilliğin yerini paylaşmanın, umutsuzluğun yerini kardeşliğin aldığı bir dünyaya vesile olsun.
İşte o zaman bayram gerçekten bayram olur.
Bayramınız mübarek olsun...
Mehmet Özer
İLKSES İsveç Temsilcisi