Etiketlenen Çocuklar
- Oluşturulma Tarihi : 10.02.2026 10:16
- Güncelleme Tarihi : 10.02.2026 10:16
Bir çocuğu tanımlamak çoğu zaman bir kelimeye bakar:
“Yaramaz.”
“İnatçı.”
“Dalgın.”
“Başarısız.”
Oysa bir çocuğun hayatı, bu kadar kısa kelimelere sığmaz.
Etiketler, yetişkinler için kolaydır.
Anlamayı erteleyen, düşünmeyi kısaltan kestirme yollardır.
Ama çocuk için durum farklıdır.
Çünkü bir çocuğa tekrar tekrar söylenen her kelime, zamanla onun iç sesi olur.
“Sen böylesin” denilen çocuk, bir süre sonra başka türlü olabileceğine inanmaz.
Davranışı konuşulur, duygusu gözden kaçar.
Sorun olarak görülen şey, çoğu zaman anlatılamayan bir ihtiyacın yansımasıdır.
Bir çocuk dersle değil;
bazen evdeki sessizlikle,
bazen duyulmayan bir korkuyla,
bazen de görülmeyen bir çabayla baş etmeye çalışır.
Biz yetişkinler davranışı düzeltmeye odaklandıkça, çocuğun anlatmak istediğini kaçırırız.
Oysa çocuklar kelimelerle değil; oyunla, öfkeyle, suskunlukla konuşur.
Ve her davranış, bir anlam taşır.
Bir çocuğun ihtiyacı mükemmel ebeveynler değildir.
Onun ihtiyacı, etiketlemeden dinleyen, karşılaştırmadan anlayan, acele etmeden temas kuran yetişkinlerdir.
Belki de bugün durup kendimize şunu sormalıyız:
Çocuğu mu düzeltmeye çalışıyoruz, yoksa onu gerçekten anlamaya mı?
Çünkü etiketlenen çocuklar büyür…
Ama o kelimeler, büyürken onlara eşlik eder.