Yoğun Beden Ağrılarının Sebebi

Ümmü Gülsüm Kaplan

İnsan bazen acısını konuşamaz.

Bu yüzden bedeni konuşmaya başlar.

 

Geçmeyen baş ağrıları…

Sebepsiz mide bulantıları…

Göğüste sıkışma hissi…

Sürekli yorgunluk…

Ama yapılan testlerde çoğu zaman “bir şey çıkmaz.”

 

Çünkü her yara, bedende başlamaz.

Bazıları zihinde büyür.

 

Psikolojide buna “Somatizasyon” deniyor.

Yani kişinin yaşadığı psikolojik yüklerin, bedensel belirtiler olarak ortaya çıkması.

 

İnsan bastırdığı duyguları unuttuğunu sanır.

Ama beden unutmaz.

 

Söylenemeyen cümleler bazen nefese dönüşür.

Atılamayan kaygılar kalpte çarpıntı olur.

Biriken stres omuzlara yerleşir.

Ve insan, ruhunun taşıdığı yükü bedeniyle hissetmeye başlar.

 

Modern dünya ise insanlara sürekli güçlü görünmeyi öğretiyor.

 

“Abartıyorsun.”

“Takma kafana.”

“Geçer.”

 

Denilmeyen tek şey şu oluyor:

“Gerçekten nasılsın?”

 

İnsan konuşamadıkça içine kapanıyor.

İçine kapandıkça beden sinyal vermeye başlıyor.

 

Çünkü ruh, uzun süre susturulunca beden üzerinden yardım ister.

 

Bu yüzden bazı ağrılar sadece fiziksel değildir.

Bazı yorgunluklar uykuyla geçmez.

Bazı sıkışmaların nedeni kalp değil, hayatın kendisidir.

 

Belki de insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey;

Her şeyi içinde tutmak değil,

Taşıdığı yükü fark edebilmektir.

 

Çünkü bazen bedenin söylediği şey şudur:

 

“Artık bu kadar yükü tek başına taşıyamıyorum.”