23 Nisan coşkusu

Sibel Atapek

Bazı günler vardır; sadece takvimde bir yer kaplamaz, kalbin bir köşesine yerleşir. 23 Nisan da böyle hissettirir bana.

Bir bayramdan öte, çocukluğun sesi, umudun en saf hali değil midir?

Çocuk olmak, sadece küçük yaşlarda kalmış bir zaman dilimi değildir aslında. Çocuk olmak; inanmak, düşlemek, kırıldığında bile yeniden sevebilmek gibi gelir bana.

Bir gökyüzüne bakıp şekiller çıkarabilmek, bir şarkıyı sebepsiz yere mırıldanmak, yağmurda ıslanmayı dert etmemek… 

Hatta kendi gölgeni kovalarken yorulmadan koşmak ve bundan mutlu olmak gibi…

23 Nisan, bize çocukların sadece geleceğimiz olmadığını, aynı zamanda bugünümüzün de en temiz aynası olduğunu hatırlatır.

Onların gözlerinde kirlenmemiş bir dünya vardır. Hesapsız, çıkarsız, olduğu gibi… 
Belki de bu yüzden her yıl bu bayram geldiğinde içimizde bir yer kıpırdar; unuttuğumuz ya da zaman zaman bastırdığımız o yanımız kapıyı çalar.

Büyümek çoğu zaman ağır bir yük gibi iner omuzlarımıza.
Sorumluluklar, telaşlar, kaygılar…

Ve bir gün fark ederiz ki içimizdeki çocuk sessizleşmiş.

İşte 23 Nisan, o sesi yeniden duymak için bir fırsattır.

Bir çocuğun kahkahasında saklıdır umut. Bir çocuğun hayalinde şekillenir yarınlar. Ve biz, ne kadar büyürsek büyüyelim, içimizdeki çocuğu yaşattığımız sürece gerçekten insan kalabiliriz.

Belki de bu yüzden en çok bugün hatırlamalıyız:

Çocuklar sadece bayramın değil, hayatın da en güzel sebebidir.

Ve belki kendimize küçük bir izin vermeliyiz bugün…

Biraz hayal kurmaya,

biraz gülmeye,

biraz da çocuk kalmaya.

Size bugün köşemden seslenirken, bir şiirle hoşça kalın dileklerimi sunuyorum.

23 Nisan Coşkusu

Gülün, oynayın çocuklar,
Bugün bayram günüdür.
23 Nisan bizim,
Geleceğin dünüdür.
Sevgi ve umudun
Size verildiği günüdür.
Haydi duysun tüm cihan,
Çalınsın davullar!
Gökkuşağı renginde,
Birleşsin bütün kollar.
Al bayrağın altında,
Yükselsin şen sesimiz.
Atatürk’ün izinde,
Parlıyor her birimiz.
Dünya çocuklarıyla
Kuralım sevgi bağı.
Sizinle çiçek açsın
Şu vatanın toprağı.