Türkiye’de bugün bir şeyler üretmek kadar, üretileni sürdürebilmek de büyük bir emek istiyor. Özellikle sivil toplum alanında insanların gönüllü olarak bir araya gelmesi ve ortak bir amaç etrafında kenetlenmesi her geçen gün daha da kıymetli hâle geliyor.
İşte Yazarlar ve Şairler Dayanışma Derneği’nin (YAZŞADER) Masal Projesi, benim için tam da bu nedenle yalnızca kitaplardan oluşan bir çalışma değil. Bu, bir araya gelmenin, paylaşmanın ve edebiyatı çocukların dünyasına taşımanın en saf hikâyesi.

Yolculuğumuz küçük adımlarla ama büyük hayallerle başladı:
• İlk etapta 25 yazarımızın emeğiyle üç masal kitabı ortaya çıktı. Her biri, farklı yazarların çocuklara dair sevgisini ve üretme isteğini taşıdı.
• İkinci etapta iki yeni kitapla yine 12 yazarla yolumuza devam ettik. Böylece ilk adımın bir tesadüf olmadığını, ortak bir amaç etrafında sürdürülebilir bir üretimin mümkün olduğunu gösterdik.
• Şimdi ise projenin üçüncü etabındayız. Yeni yazarlar, yeni masallar ve aynı inançla Eylül ayında yeniden bir araya geliyoruz.
Bana göre bu projenin en değerli tarafı, çıkan kitapların sayısından ziyade, yazmaya ve üretmeye inan başka şehirlerden online birlikte üretme ve dernek adına birlikte üretme iradesidir. Çünkü bugün herkesin kendi adıyla görünür olmaya çalıştığı bir dünyada; bir başkasının emeğine alan açmak, ortak bir eserin parçası olmak ve “ben” yerine “biz” diyebilmek kolay değil.
Oysa çocukların dünyasında bunun karşılığı bambaşka.
Bir çocuğun eline ulaşan her kitap, hayal dünyasına açılan yeni bir kapıdır. Bir masal; bazen bir çocuğun merakını büyütür, bazen ona umut verir, bazen de hiç tanımadığı bir doğayı, bir canlıyı sevdirir. Bizim yapmak istediğimiz de tam olarak bu: Çocukların yüreğine edebiyatla, sanatla ve hayalle dokunabilmek.
Projenin koordinasyonunu yürütürken kalbimde en çok yer eden gerçeği şu cümle özetliyor:
Tek başına atılan adım değerlidir; ama birlikte atılan adımlar bir yol oluşturur.
YAZŞADER’in Masal Projesi de işte bu yolda büyüyor. İlk kitaplardan bugüne uzanan bu serüven, bir derneğin yalnızca faaliyet yürütmediğini; üreten, bir araya getiren ve geleceğe somut bir kültür mirası bırakan bir irade ortaya koyduğunu kanıtlıyor.
Ve sanırım bugün en çok ihtiyacımız olan şey de bu:
Daha fazla konuşmak değil, birlikte üretmek.
Daha fazla görünmek değil, gerçek bir iz bırakmak.
Çünkü bir çocuğun yüreğinde yer eden bir masal, bizim için yalnızca bir sayfa yığını değildir; geleceğe bırakılmış en değerli iyiliktir.
Biz şimdi üçüncü kez o iyiliğin peşinden gidiyoruz. Çünkü biliyoruz ki:
Bir masal bir çocuğun hayalidir;
Birlikte yazılan masallar ise bir toplumun geleceğe bıraktığı en güzel izdir.