Hayatı Motiflendirmek


  • Oluşturulma Tarihi : 23.02.2026 08:57
  • Güncelleme Tarihi : 23.02.2026 08:57

Sabah haberlerini açıyoruz…

Ekranlardan taşan acılar, krizler, kırılmalar…

Ruhumuz yoruluyor.

Her yeni gün, biraz daha ağır bir gündemle başlıyor. Peki bütün bunların içinde insan nasıl dengede kalır?

Nasıl mutlu olur?

Daha da önemlisi, nasıl anlamlı kalır?

Belki de cevap, hayatı sanat gibi yaşayabilmektedir.

Yaşam; boş bir tuval gibidir.

O tuvale renkleri rastgele savurmak da mümkündür,

her rengi seçerek, anlamlandırarak kullanmak da…

İşte sanat tam olarak burada başlar.

Fyodor Dostoyevski’nin “Güzellik dünyayı kurtaracak” sözü.

Güzel olanı seçmek, hoyratlık yerine inceliği, öfke yerine merhameti, acele hüküm yerine anlayışı tercih etmektir. Çünkü güzellik, insanın iç düzeninden doğar.

Hayat bize her gün başka renkler sunar:

Acı koyu bir laciverttir,

umut sıcak bir sarı,

sabır ağır bir toprak tonu…

Ama o renkleri nasıl yan yana getireceğimiz bize kalır.

Albert Camus insanın kaosun içinde bile anlam üretme gücünden söz eder.

Dünya her zaman adil değildir. Olaylar her zaman istediğimiz gibi gelişmez. Fakat insan, olanı nasıl yorumlayacağını seçebilir. Adil mantıklı düşünme becerisi var ise...

Her olayda oluşan kaosa kapılıp yeni bir karmaşa üretmek yerine,

olayları sakinlikle analiz edebilmek duyguların gürültüsünü susturup aklın ve vicdanın sesini dinleyebilmek…

En olumlu sonuca ulaşmayı hedeflemek…

İşte bu, sanatın en değerli parçasıdır.

Sanat yalnızca bir tablo yapmak değildir. Tepki vermek yerine cevap verebilmektir.

Yıkmak yerine onarabilmektir.

Kırmak yerine anlamaya çalışmaktır.

Ve belki de en önemlisi ve değerli olan kısmı dinlemeyi bilmektir.

Duyduğunu yorumlayabilmek,

yaşadığını süzgeçten geçirmek,

olan biteni iç dünyasında anlamlandırarak hayatına anlam katabilmektir.

Ne yazık ki çağımızın en kolay cümlesi şudur:

“Bana ne…”

“Bana ne” demek sorumluluktan kaçmaktır.

Sürekli eleştirip çözüm üretmemek kolaycılıktır.

Olumsuz düşünmek, kırıcı ve dökücü davranmak ise yalnızca bir insanı değil, ortak yaşam kültürünü de yaralar.

Bunların her biri sanata vurulan bir darbedir.

Çünkü sanat yapıcıdır.

Sanat birleştiricidir.

Sanat onarıcıdır.

Belki de sanatın en uç noktası, düzgün insan olabilmektir.

Karakter de işlenen bir eserdir.

Vicdan bir ritimdir.

Sabır önemli ...

Çünkü yavaş yavaş şekillenen bir heykel gibi benzetmesi sanırım yanlış değildir.

Hayat aslında boş bir tuval olabilir.

Ama onu nasıl boyayacağımız, hangi renkleri seçeceğimiz ve o renklere nasıl bir anlam yükleyeceğimiz bizim elimizde.

Belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şey;

daha çok konuşan değil,

daha çok dinleyen…

daha çok eleştiren değil,

daha çok çözüm üreten…

kaos büyüten değil,

denge kurabilen ve üretebilen insanlardır.

Çünkü en büyük sanat eseri, aslında

iyi inşa edilmiş bir insandır.

Hayatı Motiflendirmek
Sibel Atapek
Yazarımız Kim ?

Sibel Atapek