Nepotizm Gölgesinde Umutsuzluk: Gençler Neden Okumak İstemiyor?

Sibel Atapek

Son yıllarda gençler arasında giderek artan bir cümle var:
‘Okusak da bir şey değişmeyecek.’

Bu cümle tembellikten değil, bir inanç kaybından doğuyor. Çünkü birçok genç için eğitim artık bir fırsat değil, belirsiz bir yatırım gibi görülüyor. Bunun en büyük nedenlerinden biri ise toplumda yaygınlaştığı düşünülen bir gerçeklik: nepotizm.
Emeğin Değil, Yakınlığın Değeri
Nepotizm, yani adam kayırmacılık, yalnızca işe alım süreçlerini değil; insanların adalet algısını da derinden etkiler. Bir birey, başarıya ulaşmanın yolunun çalışmaktan değil, ‘tanıdık bulmaktan’ geçtiğine inanmaya başladığında, sistemle olan psikolojik bağı kopar.
Bu noktada eğitim şu soruya sıkışır:
Gerçekten gerekli mi?
Öğrenilmiş Çaresizlik Toplumu
Psikolojide bir kavram vardır: öğrenilmiş çaresizlik.
Kişi ne yaparsa yapsın sonucu değiştiremeyeceğine inanırsa, zamanla denemeyi bırakır.
Bugün birçok genç:
Sınavlara hazırlanmakta zorlanıyor
Hedef koymakta isteksiz
Gelecek planı yapmaktan kaçınıyor
Bu bir motivasyon sorunu değil; sistemle kurulan ilişkinin zedelenmesidir.
Eğitim Neden Değer Kaybediyor?
Eğitim, ancak şu denklem çalıştığında anlamlıdır:
Çaba → Başarı → Karşılık
Eğer bu zincir kırılırsa, eğitim sadece zaman harcanan bir sürece dönüşür.
Gençlerin gözünde artık mesele ‘okumak’ değil, okumanın bir işe yarayıp yaramayacağıdır.
Sessiz Tehlike: Toplumsal Çöküş
Nepotizmin en tehlikeli yanı, sadece bireyleri değil, toplumun tamamını etkilemesidir.
Nitelikli bireyler sistem dışına itilir
Yetenek yerine yakınlık ödüllendirilir
Kurumlara güven azalır
Beyin göçü artar
Ve en önemlisi:
Adalet duygusu kaybolur.
Adaletin olmadığı yerde ise ne motivasyon kalır ne de umut.
Aileler Ne Yapmalı?
Bu tabloya rağmen ailelerin en kritik rolü, çocuklara şu mesajı verebilmektir:
‘Evet, sistem kusurlu olabilir. Ama sen kendini geliştirmekten vazgeçersen, tamamen kaybedersin.’
Çünkü eğitim sadece bir iş bulma aracı değil;
düşünme, analiz etme ve kendini inşa etme sürecidir.
Gençlerin okumak istememesi bir sorun değil, bir sonuçtur.
Asıl sorun, emeğin karşılık bulmadığına dair yaygın inançtır.
Ve bu inanç değişmedikçe, ne müfredat değişimi ne de sınav sistemi tek başına çözüm olabilir.
Çünkü mesele şudur:
Bir toplumda başarıya giden yol adil değilse, o toplumda umut da uzun süre ayakta kalamaz.