Sağlık Bakanlığı 2025 Sayıştay Denetim Raporu İbretlik…

Dr. Mustafa Torun
Dr. Mustafa Torun

Sayıştay’ın denetim raporunu değiştirmeden önce aktarıp, sonra kendi düşüncelerimi anlatacağım…
*Sayıştay, yoğun bakımda yatışı devam eden bazı hastalar adına aynı tarih ve saatlerde aile hekimliği birimlerinde muayene kaydı oluşturulduğunu tespit etmiş…
*Rapora göre bu kişilerin hastaneden ayrılıp Aile Hekiminde fiilen muayene olmalarının mümkün olmadığı belirtilmiş... 
*Sayıştay, bu kayıtların gerçeği yansıtmadığını ve fiilen sunulmayan sağlık hizmetine ilişkin kayıt oluşturulduğunu raporunda açıklamış... 
*Bu kayıtların aynı zamanda Aile Hekimliği birimlerine yapılan ödemelerin hizmet esaslarına uygunluğunu da etkilediği vurgulanmış...
*Sağlık Bakanlığına 2025 bütçesinde başlangıçta 1 trilyon 20 milyar 317 milyon TL ödenek verilmiş... 
*Aktarmalarla toplam ödenek 1 trilyon 137 milyar 527 milyon TL’ye çıkmış… 
*Bunun yüzde 98,7’si, yani 1 trilyon 122 milyar 846 milyon TL’ı harcanmış…
*2025’te 613 milyar 735 milyon TL personel gideri, 74 milyar 959 milyon TL SGK devlet primi, 213 milyar 166 milyon TL mal ve hizmet alımı ve 214 milyar 659 milyon TL sermaye gideri gerçekleşmiş…
*Üniversite hastanelerine uzmanlık eğitimi amacıyla geçici görevlendirilen bazı asistanların; hem üniversite hastanesinden hem de kadrolarının bulunduğu Sağlık Bakanlığı tesisinden de ek ödeme aldığı tespit edilmiş…
*Bakanlık, mükerrer ödemelerin önlenmesi için sağlık tesislerine talimat verileceğini açıklamış…
 GELELİM ŞEHİR HASTANELERİNE…
*Kamu-özel iş birliği (KÖİ) modeliyle işletilen şehir hastaneleri Sayıştay’ın önemli inceleme başlıklarından birisi durumunda…
*Raporda bu hastanelerde yatırım ve işletme süreçlerine ilişkin birden fazla hatalı uygulama tespit edilerek, raporda ayrıca belirtilmiş…
*Bazı şehir hastanelerinde çamaşır, yemek, sterilizasyon, görüntüleme ve laboratuvar hizmeti için doğrudan kullanılan doğalgaz, su ve elektrik mahsuplaşılması yapıldığı, ancak enerji tüketimleri için hesaplama yapılmadığı ve görevli şirkete ait hizmet ödemelerinden mahsup edilmediği tespit edilmiş…
*Sağlık Bakanlığı’nın verdiği cevaba göre, halihazırda 17 şehir hastanesinde ilgili enerji tüketim giderlerine ilişkin tutarlar tespit edilerek, hizmet ödemelerinden mahsup edilmek suretiyle kesinti uygulanmaya başlandığı ifade edilmiş…
*Bir şehir hastanesine dair tespit ve hesaplama sürecinin devam ettiği, bu hastane bakımından da sürecin tamamlanmasını müteakip aynı yöntemle kesinti işlemlerinin tesis edilmesinin planlandığı ifade edilmiş…
*Ancak; Sayıştay tarafından gönderilen belgeler üzerine yapılan kontrollerde Adana, Bursa, Elazığ, Kocaeli, Kütahya, Manisa, Tekirdağ ve Mersin Şehir Hastanelerinde söz konusu kesintilerin hakedişler üzerinde yapıldığı görülmüş…
*Geri kalan 10 şehir hastanesinde kesinti işlemleri ise tamamlanmamış…
GELELİM TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU (TİTCK) 2025 SAYIŞTAY RAPORUNA
*Sayıştay, bazı ruhsatlı beşeri tıbbi ürünlerde ruhsat sahiplerinin beş yıllık süre dolmasına rağmen ruhsat yenileme başvurusunda bulunmadığını tespit ederek raporlaştırmış…
*Daha önemlisi, TİTCK bünyesinde ruhsat yenileme tarihlerinin takibini sağlayan aktif bir sistem bulunmadığı belirlenmiş…
*Kurumun toplam ödeneği 2 milyar 50 milyon 721 bin TL, gerçekleşen harcaması ise 1 milyar 901 milyon 760 bin TL olmuş... 
*Harcamanın yüzde 60,29’u personel giderlerinden oluşmuş…
*Personel için yaklaşık 1 milyar 146,6 milyon TL harcandığı özellikle vurgulanmış…
*Toplam bütçe giderleri 2024’te yaklaşık 1 milyar 296,6 milyon TL iken, 2025’te 1 milyar 901,8 milyon TL’ye çıkmış…
*Artış yüzde 46,67 olarak yazılmış…
*Sermaye giderlerindeki yıllık artış ise yüzde 93,30 olarak kaydedilmiş…
*TİTCK’nın 2025 net bütçe geliri 2 milyar 8 milyon 375 bin TL olduğu not edilmiş…
*Teşebbüs ve mülkiyet gelirleri yaklaşık 1 milyar 679,5 milyon TL’ye ulaşmış… 
Bu kalemde tahmin edilen 642 milyon TL’ye karşı gerçekleşme oranı yüzde 261,58 olmuş…
SAYIŞTAY’IN 2025 RAPORU KAMU HASTANESİNDEN RANT HASTANESİNE SAĞLIĞIN ÇÖKÜŞÜ MÜ?
Yukarıda aktardığım 2025 Sayıştay raporlarına göre; sağlığın nasıl bir talan alanına döndüğünü sayılarla vermeye çalıştım…
İşte kamusal çöküşün tutanağı:
1. OLMAYAN HASTAYA MUAYENE: HAYALİ HİZMET, GERÇEK ÖDEME…
Sayıştay tespit ediyor: Yoğun bakımda yatan hastaya, aynı saatte aile hekimliğinde muayene kaydı açılmış. Hastanın iki yerde olması fiziken imkansız. Yani sunulmayan hizmet varmış gibi gösterilmiş. Bu sadece usulsüzlük değil, Aile Hekimliği ödeme sisteminin nasıl şişirildiğidir. Emekçinin vergisiyle hayali hasta yaratılıyor...
2. PERSONELE ÇİFTE MAAŞ, HALKA TEK HEKİM…
Bakanlık kadrosundan üniversiteye geçici giden asistana hem üniversiteden hem Bakanlıktan ek ödeme yapılmış. Bakanlık “talimat vereceğiz” demiş. Milyarlarca liralık bütçede denetim yok. Bütçe ne kadar? 2025’te başlangıç ödeneği 1 trilyon 20 milyar TL, aktarmalarla 1 trilyon 137 milyar TL olmuş. %98,7’si harcanmış: 1 trilyon 122 milyar TL. Bunun 613 milyarı personel, 74 milyarı SGK primi, 213 milyarı mal ve hizmet alımı, 214 milyarı sermaye gideri…
3. ŞEHİR HASTANELERİ: ELEKTRİĞİ HALK, KÂRI ŞİRKET ÖDÜYOR…
Kamu-Özel İşbirliği denen modelin soygunu tescillenmiş. Rapora göre şirketin çamaşır, yemek, sterilizasyon için kullandığı doğalgaz, su, elektrik bedeli hesaplanmamış, şirketin hakedişinden kesilmemiş. Yani şirketin giderini devlet, yani halk ödemiş. Bakanlık ancak Sayıştay yakalayınca “17 hastanede kesintiye başladık” demiş. Adana, Bursa, Elazığ, Kocaeli, Kütahya, Manisa, Tekirdağ, Mersin’de kesinti yapılmış, geri kalan 10 şehir hastanesinde hala tamamlanmamış. Bu halkın cebinden şirkete doğrudan aktarım…
4. İLAÇTA DENETİMSİZLİK: RUHSAT BİTMİŞ, KİMSE TAKİP ETMİYOR…
TİTCK raporu daha vahim. Ruhsat süresi 5 yıl dolan ilaç firmaları yenileme başvurusu yapmamış, kurumun bunu takip edecek aktif bir sistemi bile yok. Peki TİTCK ne yapıyor? Bütçesi 2 milyar 50 milyon TL, harcaması 1 milyar 901 milyon TL. Harcamanın %60,29’u personele: 1 milyar 146 milyon TL. Bütçe bir yılda %46,67 artmış, sermaye gideri %93,30 artmış. Geliri 2 milyar 8 milyon TL, bunun 1 milyar 679 milyonu teşebbüs gelirinden, tahminin %261 üstünde. Yani denetim yapmayan, ama para toplayan bir kurum…
SINIFSAL SONUÇ…
Bu rapor yolsuzluk raporu değil, sistem raporudur. Sağlık kamusal alan olmaktan çıkıp, hayali muayene ile Aile Hekimini, enerji hırsızlığı ile şehir hastanesi şirketini, denetimsizlikle ilaç şirketini besleyen bir rant alanına dönüşmüştür…
Bedelini kim ödüyor? Yoğun bakımdaki yoksulun kaydıyla oynanan emekçi, elektriğini şirketin çamaşırhanesine veren halk, ruhsatsız ilaç riskiyle karşıya kalan hasta…
Çözüm teknik düzeltme değil. Sağlık haktır, alınıp satılamaz. Şehir hastanesi şirketlerine değil, koruyucu hekimliğe bütçe. Denetimi Sayıştay’a bırakmayan, halkın ve sağlık emekçisinin denetlediği kamucu bir sağlık sistemi şart...
Bu yazdıklarım sınıfsal bir tercih. Bizlerin yani halkın yapacağı; yan yana durup, Dışa bağımlı sermaye sınıfının sınıfsal tercihini tersine çevirip, halkın yani ezilenin lehine döndürmektir…
Sevgiler…