Öğrencilerimizin PISA düzeyi OECD ülkeleri arasında sonlarda mı?

Dr. Mustafa Torun
Dr. Mustafa Torun

“Köy Enstitülerinin bütün günahı omuzlarıma, sevabı başkalarına olsun. O kurumların günahı bile bana yeter” Hasan Ali Yücel

PISA VE ESKD NEDİR? TÜRKİYE NE DURUMDADIR?

*Bilindiği gibi PISA: Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (Programme for International Student Assessment)dır. PISA’da bir öğrencinin •Sosyo-Ekonomik Düzeyi• “Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Durum İndeksi (ESKD)” ile ölçülmektedir. Bu indeks; ebeveynlerin en yüksek eğitim seviyesi, ebeveynlerin en yüksek mesleki statüsü ve ev eşyaları olmak üzere öğrenci anketleri aracılığıyla toplanan üç bileşen üzerinden hesaplanmaktadır. Bu değer ne kadar yüksekse sosyo-ekonomik düzey de o kadar yüksektir. Bu değerin OECD ortalaması 0,01 olarak belirlenmiştir. Türkiye’deki öğrencilerin bu indeksteki ortalaması: -1.00’dır. Türkiye, OECD ülkeleri sıralamasında ESKD indeksi bakımından son sıralarda yer almaktadır. Türkiye’deki öğrenciler OECD ortalamasındaki akranlarına göre sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı öğrenciler arasındadır. Daha detaylı analizler yapılabilmesi için öğrenciler kendi ülkeleri içinde ESKD indeks değerine göre sıralanmakta ve her ülkedeki öğrencilerin en alt %25’lik çeyreğinde yer alan öğrenciler “sosyo-ekonomik olarak dezavantajlı öğrenciler”, en üst %25’lik çeyreğinde yer alan öğrenciler ise “sosyo-ekonomik olarak avantajlı öğrenciler” olarak tanımlanmaktadır. Ülkelerin bu çeyrekler içindeki indeks ortalamaları incelendiğinde Türkiye’nin her çeyrek için düşük indeks değerine sahip ülkeler arasında olduğu görülmektedir.

Türkiye’nin en üst çeyrekteki indeks ortalaması (0.55) OECD’nin 3. çeyreğinin indeks ortalamasına (0,42) karşılık gelmektedir. Bu durum Türkiye’deki sosyo-ekonomik olarak en avantajlı öğrencilerin (0.55) OECD ülkelerindeki en avantajlı öğrenciler (1.11) kadar avantajlı olmadıklarını ortaya koymaktadır. Benzer şekilde Türkiye’deki sosyo-ekonomik olarak dezavantajlı öğrenciler de (-2,i.40) OECD ortalamasındaki sosyoekonomik olarak dezavantajlı öğrencilerden (-1.23) çok daha dezavantajlı durumdadır. Türkiye’de 15 yaş grubundaki her on öğrenciden üçü sosyo-ekonomik düzey olarak en alt dilimde yer almaktadır. Türkiye’deki öğrencilerin %32’si, OECD ortalamasında ise öğrencilerin yalnızca %6.3’ü en alt sosyo-ekonomik dilimde yer almaktadır. OECD ortalamasında en üst sosyo-ekonomik dilimde yer alan öğrenci oranı %44.8 iken Türkiye’de %17.4’tür. Türkiye’deki öğrenciler sosyoekonomik dezavantajlarına rağmen OECD genelinde benzer sosyoekonomik düzeye sahip öğrencilerin ortalamasından daha yüksek ortalamalara sahiptir. Türkiye’de matematik dışındaki alanlarda öğrenci performanslarının sosyo-ekonomik durumdan etkilenme düzeyi OECD ülkelerine kıyasla daha azdır.

Türkiye’de fende öğrenci performanslarındaki farklılığın %10.4’ü, okumada %9.1’i, matematikte ise %13.6’sı öğrencilerin sosyo-ekonomik durumlarından kaynaklanmaktadır. Türkiye’deki avantajlı ve dezavantajlı öğrenciler arasındaki performans farkı fende 81, okumada 72 ve matematikte 96 puandır. Bu gruplar arasındaki performans farkı OECD ülkelerinde sırasıyla 85, 77 ve 83 puandır. Öğrencilerin yeterlik seviyeleri sosyo-ekonomik durum üzerinden incelendiğinde ise sosyo-ekonomik olarak dezavantajlı öğrencilerin %26.6’sının, sosyo-ekonomik olarak avantajlı öğrencilerin %8,9’unun fende temel yeterlik seviyesinin altında olduğu görülmektedir. Bu oranlar OECD ortalaması için sırasıyla %36.7 ve %11.8’dir. Türkiye’de son on yılda hem sosyoekonomik olarak en üst çeyrekte bulunan öğrencilerin hem de sosyo-ekonomik olarak en alt çeyrekte bulunan öğrencilerin fen performansında iyileşme söz konusudur. Öte yandan 2015 ile 2025 arasında, sosyoekonomik düzey açısından en üst ve en alt %25’lik dilimdeki öğrencilerin fen performansı farkı (20 puan) Türkiye’de artarken, OECD ülkeleri genelindeki ortalama fark azalmıştır. Türkiye’deki bu artış bir yıllık öğrenme farkına eşittir. Ayrıca Türkiye’de öğrencilerin FEN performansı, dezavantajlı öğrencilere kıyasla avantajlı öğrenciler arasında daha büyük ölçüde artmıştır.

OKULLAR ARASI PERFORMANS FARKI?

Türkiye, okullar arası performans farkının en yüksek olduğu ülkelerden biri olmaya devam etmektedir. Fen, matematik ve okuma alanlarının tamamında okullar arası varyans OECD ortalamasının üzerindedir. Türkiye’de okullar arası varyans fende %50.1, Matematikte %67.5, okumada %41.6 düzeyindeyken OECD ortalamaları sırasıyla %31.3, %32.8 ve %30.1’dir. Türkiye, Fen Performansında okullar arası farklılıkların toplam varyansın en az yarısını oluşturduğu 10 ülkeden birisi olup, matematikte ise okullar arası varyansın %65’in üzerinde olduğu yalnızca 5 ülkeden birisidir. Bilgi İşlemsel Problem Çözmede de okullar arası varyans, Türkiye’de %26,6 ile OECD ortalamasının (%22.0) üzerindedir. Ancak temel PISA alanlarına kıyasla fark daha sınırlıdır. Bu alanda okul içi varyansın %47.9 olması, öğrenciler arasındaki farklılıkların okul düzeyindeki ayrışmadan daha fazla ağırlık taşıdığına işaret etmektedir.

Türkiye bir yandan fen, matematik ve okumada ortalama performansını güçlü biçimde artırırken, diğer yandan öğrencilerin başarı düzeylerinin okullar arasında yüksek ölçüde ayrıştığı bir yapı varlığını sürdürmektedir. Ortalama puanlardaki yükseliş genel performans açısından olumlu olmakla birlikte, okullar arası farklılıkların yüksekliği, bu ilerlemenin Eğitim’de eşitlik boyutuyla birlikte ele alınması gerektiğini göstermektedir. PISA 2025’te, 2022 yılına kıyasla en yüksek puan artışı çok programlı Anadolu Liselerinde görülmektedir. Bu okul türünde 2022-2025 arasında fen puanı 78, matematik puanı 68, okuma puanı ise 72 puan yükselmiştir. Bununla birlikte, çok programlı Anadolu liselerinin PISA 2025 örneklemindeki payının yalnızca %1 olması nedeniyle bu sonuçların dikkatle ele alınması gerekir. Fen liseleri ve sosyal bilimler liseleri; matematik, fen bilimleri ve okuduğunu anlamada diğer okul türlerinden belirgin biçimde ayrışmaktadır. Anadolu liseleri ve çok programlı Anadolu liseleri de fen, matematik ve okumada Türkiye ortalamasının üzerinde yer alırken; Anadolu İmam Hatip Liseleri, Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri, Spor Liseleri ile Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinin ortalama puanlarının tüm alanlarda Türkiye ortalamasının altında kaldığı görülmektedir. En yüksek ve en düşük ortalamaya sahip okul türleri arasındaki fark Fen’de 182, matematikte 206, okumada 165 puana ulaşmaktadır. Özellikle matematikte 200 puanı aşan fark, okul türleri arasındaki Akademik Performans Ayrışmasının boyutunu ortaya koymaktadır. Eğitim de sağlık gibi hasta olup, tedavi beklemektedir. Kahrolmamak elde değil. Sözlerimi güzel bir Muş türküsü ile bitiriyorum. Türkü emekçisi Muazzez Turing Hocamızı minnet ve saygı ile anıyorum. Işıklar içinde uyusun.

Mektebin Bacaları (Vay Lele Lele Lele)

Ders Verir Hocaları (Uy Amman Can Kurban)

Kim Yarimi Sorarsa (Vay Lele Lele Lele)

Odur Birincileri Vay (Uy Amman Can Kurban)

Sevgiler…