Tatlı Yalanlar mı, Zor Gerçekler mi?
- Oluşturulma Tarihi : 23.02.2026 08:54
- Güncelleme Tarihi : 23.02.2026 08:54
Hayatta insan bazen tuhaf bir yol ayrımında kalır.
Bir tarafta yanında olduğunda seni mutlu eden, güldüren, hayatı daha renkli gösteren insanlar vardır. Ama işin garip tarafı şudur: O mutluluğun içinde görünmeyen bir zarar saklıdır. Fark etmeden seni yavaş yavaş yoran, değerlerinden uzaklaştıran, hatta bazen seni sana yabancılaştıran bir etki…
Diğer tarafta ise her zaman hoşumuza gitmeyen ama dürüst olan insanlar vardır. Sana gerçeği söyleyen, bazen canını sıkan ama aslında seni koruyan insanlar… İnsan çoğu zaman ilkini seçmek ister. Çünkü gerçek bazen ağırdır. Doğru söz bazen kalbe dokunur, hatta acıtır.
Ama şunu fark etmek gerekiyor: Gerçek dostluk, sadece seni mutlu eden değil, seni doğruya yaklaştırandır. Günümüzde insanların seçimlerine baktığımızda da bunu görüyoruz. Bazen insan, hayatına giren kişileri değerlendirirken karakterine değil, görüntüsüne ve verdiği anlık heyecana bakıyor. Genç, güzel, eğlenceli olanın cazibesine kapılıyor. Kahkahalar, renkli anlar, geçici mutluluklar…
Ama çoğu zaman kimse şu soruyu sormuyor:
Bu insan bana gerçekten iyi geliyor mu?
Çünkü bazı insanlar vardır; dışarıdan bakıldığında belki toplumun kalıplarına uymuyor diye hemen etiketlenir. Yüzeysel yargılarla değerlendirilir. Oysa asıl mesele dış görünüş değil, insanın kalbi ve niyetidir.
İşte tam burada büyük bir yanılgı başlar. Biz çoğu zaman bize heyecan veren insanları, bize iyi gelen insanlardan daha değerli zannederiz. Oysa hayatın gerçeği çok basit bir yerde saklıdır: Seni güldüren herkes sana iyi gelmez. Ama seni gerçekten düşünen insan, bazen seni güldürmese bile seni korur.
Çünkü mutluluk bazen geçici bir histir. Ama güven ve dürüstlük uzun vadede insanın hayatını şekillendirir. Bir insan seni sürekli eğlendiriyor olabilir ama sana zarar veriyorsa, o aslında senin hayatında geçici bir misafirdir.
Fakat sana doğruyu söyleyen, seni geliştiren, gerektiğinde uyaran insan… İşte o hayatında kalması gereken kişidir.
Ben şuna inanıyorum:
İnsanı büyüten şey, hoşuna giden sözler değil; doğru olan sözlerdir.
Bu yüzden bazen hayatımızdaki insanları yeniden değerlendirmemiz gerekir.
Kim gerçekten yanımızda?
Kim sadece iyi hissettirdiği için hayatımızda?
Çünkü hayat kısa… Ve insanın çevresi, kaderini sessizce şekillendirir. Belki de bu hafta kendimize şu soruyu sormalıyız: Beni mutlu edenlerle mi yürüyorum, yoksa beni doğru yolda tutanlarla mı?
Aslında en güzeli, ikisini bir arada bulabilmek… Ama yoksa, insanın kaybedeceği şey mutluluk değil; karakteridir.