Çocuklukta Gelişen Şemalar


  • Oluşturulma Tarihi : 14.01.2026 09:21
  • Güncelleme Tarihi : 14.01.2026 09:21

Erken Müdahalenin Kişilik Gelişimi Üzerindeki Belirleyici Rolü

Çocukluk dönemi, yalnızca davranışların değil; duyguların, ilişki kurma biçimlerinin ve benlik algısının yapılandığı kritik bir gelişim evresidir. Bu dönemde gözlenen mükemmeliyetçilik, kontrolcülük, aşırı uyum, duyguları bastırma, yoğun utanç, öfke patlamaları ya da geri çekilme gibi örüntüler çoğu zaman “geçici” ya da “mizaca özgü” özellikler olarak değerlendirilir. Şema Terapi’de, bu davranışların altında yatan daha derin ve kalıcı yapılara işaret eder: erken dönem uyumsuz şemalara.

Şemalar, çocuğun kendisiyle, başkalarıyla ve dünya ile ilgili geliştirdiği temel inanç sistemleridir. Bu yapılar, erken çocuklukta karşılanmamış ya da koşullu karşılanmış temel duygusal ihtiyaçlar sonucunda oluşur. Güvenli bağlanma, koşulsuz kabul, duyguların görülmesi, sınırların tutarlı olması ve bireyselliğe izin verilmesi gibi temel ihtiyaçlar yeterince karşılanmadığında; çocuk, çevreye uyum sağlayabilmek için bazı içsel düzenlemeler geliştirir. Başlangıçta koruyucu olan bu düzenlemeler, zamanla katılaşarak işlevsiz örüntülere dönüşebilir.

Çocuklarda sık gözlenen mükemmeliyetçilik ve kontrolcülük bu çerçevede ele alındığında, sıklıkla Yüksek Standartlar /Aşırı Eleştirellik, Cezalandırıcı Ebeveyn, Duygusal Yoksunluk ve Koşullu Kabul temelli şemalarla ilişkilidir. Çocuk, değerli olabilmek için hata yapmaması gerektiğine, sevilmenin ancak “doğru” davrandığında mümkün olduğuna dair örtük bir inanç geliştirebilir. Kontrol ihtiyacı ise çoğu zaman içsel güvensizliği düzenleme çabası olarak ortaya çıkar.

Şema Terapi yalnızca mükemmeliyetçilik ve kontrolcülükle sınırlı değildir. Aşırı uyumluluk, kendi ihtiyaçlarını ifade edememe, yoğun öfke, başarısızlık korkusu, sosyal geri çekilme, bağımlı ya da aşırı bağımsız örüntüler de erken dönem şemaların davranışsal yansımalarıdır. Bu belirtiler sorunlu davranışlar olarak değil, aktif şemaların ve başa çıkma stillerinin dışavurumu olarak ele alınır. Çocuklarla çalışırken oyun, hikâye, metafor ve ilişki temelli tekniklerden yararlanır. Terapötik ilişki, çocuğun daha önce yeterince karşılanmamış duygusal ihtiyaçlarını güvenli bir bağlamda deneyimlemesine olanak tanır. Bu süreç, şemaların esnekleşmesini ve daha sağlıklı içsel yapıların gelişmesini destekler.

Erken müdahalenin önemi, şemaların zaman içinde katılaşmamasını sağlar. Çocuklukta daha esnek olan bu yapılar, ergenlikte pekişir ve yetişkinlikte kişilik örüntülerinin temelini oluşturur. Bu nedenle erken dönemde yapılan terapötik müdahaleler, ilerleyen yıllarda daha değişime dirençli psikolojik yapılara dönüşebilecek örüntülerin önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir.

Çocuklukta yapılan her terapötik çalışma, yalnızca bugünü değil; yetişkinlikte kurulacak ilişkileri, benlik algısını ve duygusal dayanıklılığı da etkiler. Şema Terapi, bu uzun vadeli etkiyi gözeten, derinlikli ve yapılandırılmış bir yaklaşım sunar. Erken dönemde ele alınan şemalar, daha katı ve değişime dirençli yapılara dönüşmeden önce dönüştürülebilir.

Çocukluk, temellerinin atıldığı bir başlangıçtır. Sorunlu alanlara müdahale edilmediğinde, ilerleryen dönemlerde sorunlar daha komplike hale gelebilir. Şema Terapi’nin çocuklarla çalışmadaki temel katkısı, bu sorunuerken dönemde yeniden şekillendirme imkânı sunmasıdır.

Çocuklukta Gelişen Şemalar
Ege Ece Birsel
Yazarımız Kim ?

Ege Ece Birsel