Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin Seçimli Olağan Genel Kurul Toplantısı gerçekleştirildi. Tek aday olarak seçime giren Birlik Başkanı Emre Uygun’un yeniden göreve gelmesi beklenirken, toplantıda ihracat yasakları, Dahilde İşleme Rejimi ve pestisit riski ele alındı. Toplantıda sektörün temel sorunları masaya yatırılırken, eski Birlik Başkanı Ali Nedim Güreli ile mevcut Başkan Emre Uygun arasında ihracat yasakları ve yönetim süreçlerine ilişkin dikkat çeken bir tartışma yaşandı. Güreli, yasakların gerekçesinin sektörle paylaşılmadığını savunurken, Uygun kararların bakanlık düzeyinde alındığını ve ihracatçıların bu sürece müdahale yetkisinin sınırlı olduğunu ifade etti. Toplantının öne çıkan başlıklarından biri de pestisit riski oldu. Yapılan analizlere ilişkin bilgi veren Başkan Uygun, farklı dönem ve bölgelerden alınan yaklaşık 80 ila 100 numunenin incelendiğini belirterek, bu örneklerin yarısından fazlasında riskli bulgulara rastlandığını açıkladı. Sorunun henüz tam anlamıyla hissedilmediğini ancak büyüyen bir tehdit olduğunu vurgulayan Uygun, çözümün üretim aşamasında aranması gerektiğine dikkat çekti.
YASAKLARLA İLGİLİ AÇIKLAMA YAPILMADI
Genel kurulda söz alan ve 10 yıl boyunca birliğe başkanlık yapan Ali Nedim Güreli, sezon ortasında aniden getirilen ihracat yasaklarının ihracatçıyı zor durumda bıraktığını ve birlik yönetiminin bu konuda üyeleri yeterince aydınlatmadığını savundu. Yasakların neden konulduğu ve neden kaldırıldığına dair bir izahat verilmediğini belirten Güreli, "Eğer sezon ortasında ihracat yasaklanıyorsa, o ihracatçı birliğinin gerekliliği konuşulur hale gelir. Ankara’da bakanlıkla görüşen arkadaşlara, yönetim kurulu içinde 'yasak devam etsin' diyenlerin olduğu söyleniyor. Yönetim kurulu kararı 'kalksın' yönündeydi ama içeriden farklı sesler çıkması bizi rahatsız ediyor. Tecrübeli arkadaşlar bilir; önümüze ne konursa onu yemek zorunda değiliz, ayrılıp başka birliğe geçme hakkımız da var" dedi.
DİR TOPLANTILARINA 'DAVET' TEPKİSİ
Dahilde İşleme Rejimi (DİR) konusundaki istişare toplantılarını da eleştiren Güreli, davet usulüne dair tepkisini dile getirdi. Firmaların imza yetkilisi olan asıl temsilcileri yerine, konuya hakim olmayan gençlerin ya da yan isimlerin aranmasını "Gayri ciddi" bulduğunu söyleyen Güreli, "Firmaları İhracatçı Birliği arıyor ama beni değil, dış gezide tanıdıkları gencecik ortağımın oğlunu çağırıyorlar. Çocuk daha DİR’in ne olduğunu bilmiyor. Bunu bir nevi hakaret olarak görüyorum. TİM de bu işleri laf olsun diye yapıyorsa, aralarında mutabakat yoksa biz kendimize başka bir çare bulmalıyız" ifadelerini kullandı.

YASAKLAR GIDA ENFLASYONU GEREKÇESİYLE GELDİ
Eleştirilere yanıt veren Emre Uygun, yasakların ihracatçı birliklerine önceden danışılmadan, bir gecede alınan kararlar olduğunu belirtti. Bakanlığın bu yasağı Türkiye’deki gıda enflasyonunu frenlemek amacıyla getirdiğini söyleyen Uygun, "Bu karara şahsen katılmıyorum ancak bakanlık bu görüşteydi. Geçmiş dönemin bürokratik ilişkileriyle bugünküler aynı değil. Sonrasında yapılan çalıştaylarda, Tarım Bakanlığı yetkilileri de bu kararın hatalı olduğunu ve sektörden özür dilediklerini belirttiler. Bizim görevimiz pazar bulmak ve katma değerli ihracatı artırmaktır. Yönetim kurulundan hiç kimse yasağın devam etmesini istemedi, aksine kaldırılması için büyük mücadele verildi" şeklinde konuştu.
AVRUPA’DAN TOKMAK YEMEDEN ÇÖZMELİYİZ
Üyelerden gelen soru üzerine sektörün gelecekteki en büyük riskinin pestisit (ilaç kalıntısı) olduğunu vurgulayan Başkan Emre Uygun, birlik tarafından yapılan numune analizlerinin sonuçlarını paylaştı. Bakanlıktan alınan resmi şahit numuneler üzerinde, özellikle Ege Bölgesi genelini temsil eden yaklaşık 100 numunede inceleme yapıldığını açıklayan Uygun, "Sonuçlara göre numunelerin yüzde 50’sinin üzerinde pestisit riski tespit edildi. Şu an doğrudan Avrupa Birliği’ne ürün satmadığımız için bu sorunu piyasada çok hissetmiyoruz. Ancak bu büyüyen bir sorun ve ihracatçının tek başına çözebileceği bir şey değil. Sorun tarlada, üretim aşamasında çözülmeli. Aksi takdirde yurt dışından bir 'tokmakla' başımıza vurulduğunda, çözüm üretmek için çok geç kalmış oluruz" uyarısında bulundu.
AMBALAJLI İHRACAT VE RAFİNE TESİSİ DENGESİ
Sektör temsilcilerinden Mustafa Alhat ise Türkiye’de yıllardır uygulanan 2 asit üzerindeki ham yağ ihracat yasağına dikkat çekerek, ambalajlı ihracatçıların sürdürülebilirlik krizine değindi. Rafine tesislerinin korunması adına ham yağ ihracatına izin verilmemesini anladıklarını belirten Ahlat, "Rafine tesisi ne kadar değerliyse, ambalajlama tesisleri de o kadar değerlidir. Bugün İtalya ve İspanya bizim yağımızı alıp dünyaya satarken, biz dahilinde işleme rejimini de facto olarak kapalı tutuyoruz. 2007’den beri bu konuda bir direnç var. Eğer Türkiye’de yağ pahalıysa, İtalyan gelip senin yağını almaz. Dahilde İşleme Rejimi çiftçiye zarar vermez, aksine dışarıdan getirilen uygun fiyatlı yağla yerli yağın paçalanmasını sağlayarak iç piyasadaki durgunluğu çözer ve fiyatları yukarı çeker" dedi.
REKOLTE TAHMİNLERİ VE DİR İHTİYACI
Genel kurulda söz alan Ayhan Kahraman da Dahilde İşleme Rejimi taleplerinin sezon öncesi yapılan rekolte tahminleriyle doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti. Tahminlerdeki hata paylarının bakanlığı yanlış yönlendirebileceğine dikkat çeken Kahraman, "Sezon öncesi 250 bin ton gibi rakamlar telaffuz ediliyor ama bunlar bazen afaki kalabiliyor. Hükümete ve bakanlığa gerçekçi veriler sunulursa, o yıl DİR’e gerçekten ihtiyaç olup olmadığı daha net anlaşılır. Hammadde tedariğinde sıkıntı yaşandığında bu enstrümanın kullanılması sektörün önünü açacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
DİR’İN TARTIŞILACAĞI YER BURASI DEĞİL
DİR konusundaki tartışmaların artık sadece ihracatçı birlikleri çatısı altında değil, ziraat odaları ve üreticilerle de yapılması gerektiğini söyleyen Emre Uygun, toplumsal bir mutabakatın önemine vurgu yaptı. Uygun, "Dahilde İşleme Rejimi hammadde tedariği için önemli bir enstrümandır ancak üreticiyi ve tüccarı ikna etmeden bu yolu denemek daha önce olduğu gibi çözümsüzlük getirir. Adım adım ilerleyerek, tüm sektör paydaşlarının endişelerini gidererek bir yol haritası belirlemeliyiz. İhtiyaç olduğunda bu mekanizmanın kullanılması gerektiğine samimiyetle inanıyorum" diyerek konunun yeni dönemde de gündemlerinde olacağının sinyalini verdi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın