KEMAL ÖZKURT- ÖZEL HABER / İzmir halkı, Nisan ayının ilk sabahına iğneden ipliğe hemen her kalemde uygulanan ağır zam dalgasıyla uyandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilgili odaların kararıyla hayata geçen yeni tarifelere göre; 200 gramlık ekmeğin fiyatı yüzde 16,7 artışla 17,50 TL’ye yükseldi. Ulaşımda ise tablo daha ağırlaştı; ESHOT, Metro, Tramvay ve vapur hatlarında tam biniş ücreti 35 TL olurken, İZBAN’da tam biniş bedeli 40 TL’ye kadar çıktı. Bostanlı-Üçkuyular arabalı vapuru ücreti otomobiller için 240 TL’ye fırlarken, taksimetre açılış ücreti 34,50 TL, kısa mesafe ücreti ise 180 TL olarak belirlendi. Okul servislerine yüzde 5, personel servislerine ise yüzde 15 oranında yapılan ek zamlar, çalışanların ve velilerin omuzundaki yükü ikiye katladı. Akaryakıt maliyetleri gerekçe gösterilse de peş peşe gelen bu artışlara tepki gösteren İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği (İPSD) Genel Başkanı Nesibe Gençer’in halkın açlığa dayanıklılık testinden geçtiğini belirterek, yaşanan tabloyu ‘ihanet’ olarak nitelendirdi. Günlük yaşamın her geçen gün daha da zorlaştığını vurgulayan Gençer, temel ihtiyaçlara erişimin bile giderek güçleştiğine dikkat çekerek “Yüksek enflasyon sürecinde sadece gıda fiyatları değil, temel ihtiyaçlarını karşılamakta halkımız adeta yoktan var eden ‘Sihirbaz’ oldu” dedi.
HALK YOKTAN VAR EDİYOR
Yüksek enflasyonun toplumu nefes alamaz hale getirdiğini ifade eden İPSD Başkanı Nesibe Gençer, “Zamlara gerekçe olarak akaryakıta gelen zamlar gösterilse de olan halkımıza oldu. Kıt kanaat geçinemez haldeyken, kambur üzerine kambur bindi. Ulaşım, ekmek zamları yoksulluğuyla baş başa bırakılmış halkımıza yapılan ihanettir. Ekmek, toplu ulaşımdan başlayan zamları sırasıyla mazot, benzin, elektrik, doğalgaz, su, her gün fiyatları hep yükselen temel ihtiyaç maddeleri de takip edecek. Türkiye’nin içerisine sürüklendiği yüksek enflasyon sürecinde sadece gıda fiyatları değil, temel ihtiyaçlarını karşılamakta halkımız adeta yoktan var eden ‘Sihirbaz’ oldu. Ama bu sihirbazlık her gün gelen zamlarla, açlık sınırının altında kalan maaşlarla imkânsız hale geldi” diye konuştu.
GEVREK ÇAY BİLE LÜKS OLDU
Mutfaktaki yangının artık sadece karın doyurmakla sınırlı kalmadığını, sosyal hayatın tamamen bittiğini belirten Gençer, “Mutfaktaki yangın sadece açlık sınırıyla sınırlı kalmadı; temel ihtiyaçların neredeyse tamamını unutmaya kadar vardı. Artık Tiyatroya, sinemaya gitmek, ailecek akşam yemeğini bıraktık Konak /Karşıyaka vapurunda ‘Gevrek, çay’ bile lüks oldu. İlköğretim çağındaki çocuklarımızın, her dört çocuktan birinin okula aç gidip, aç döndüğünü içimiz kan ağlayarak Basından öğreniyoruz. İlköğretim çağındaki her dört çocuktan birinin okula aç gidip, aç döndüğünü içimiz kan ağlayarak öğreniyoruz. Askıda ekmek, simit hatta askıda berber hizmeti gibi uygulamalar, pazar yerlerinde çürük meyve sebze toplamak artık olağan hale geldi” dedi.
EMEKLİLER HARÇLIK ALACAK DURUMDA
Hayatın her alanında bir ‘açlığa dayanıklılık’ halinin hakim olduğunu söyleyen Gençer, “Bu acı gerçekler karşısında emekliler, asgari ücretliler ve işsizlik cehenneminde yaşayan insanlarımızın acı gerçeği artık sadece açlığa dayanıklı olmaktan geçiyor. Ev kiralarının en ucuzu 20 bin lira olmuş. Emeklilerimiz ucuz otel odalarında, ömürlerinin sonbaharını huzurevi aramakla geçiriyor. Torunlarına bayram harçlığı verme geleneğini bile unutmuş emekliler neredeyse torunlarından harçlık alacak duruma gelmiştir. Birçok kişi kıyafet ve temel ihtiyaçlarını kimseye görünmemek için gece saatlerinde bitpazarlarından temin ediyor; bunun adına da tasarruf deniliyor” ifadelerini kullandı.
ÖRGÜTSÜZ HALK KÖLE HALKTIR
Yaşanan sefaletin sorumlusunun kâr hırsı güden sermaye düzeni olduğunu savunan Gençer, “Neden yoksuluz? Örgütsüzlüğümüzden. Bizleri soyup soğana çevirenler bir avuç olmalarına rağmen, din kisvesi altında yalanlarını sunarak bizleri kandırıyorlar. Bu para babaları düzeni son bulmadıkça mutlu olamayız. Köle olarak kalmak istemiyorsak örgütlenmemiz gerekiyor. Taksitle yaşayıp borçla ölmek istemiyoruz. Asgari ücret sefalet ücreti olmasın, emekli bir yük olarak görülmesin. Unutmayın; örgütsüz halk köle halktır, örgütlü halk yenilmez” açıklamasında bulundu.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın