Merve Ağrıç - Kavacık’ın coğrafi koşullarıyla özdeşleşen ve bölgeye özgü yapısıyla öne çıkan üzümün tanıtılması amacıyla düzenlenen Kavacık Üzüm Festivali, bu yıl 14’üncü kez gerçekleştirilecek. 19-20 Eylül tarihlerinde düzenlenecek festival öncesinde Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay’ın katılımıyla Kavacık’ta basın gezisi düzenlenirken, Kınay üzüm bağlarında hasada katılarak üreticilerle bir araya geldi. Kınay, Kavacık’ın tarım ve üretim kültürünün korunması gerektiğini vurgularken, bölgenin betondan ve kent yoğunluğundan uzak bir nefes alma alanı olduğunu ifade etti.

“BETONDAN UZAK NEFES ALMA ALANI”
Kavacık Köyü’nün, Karabağlar'a bağlı birinci köy olduğunu ve Kavacık’ın aslında Karabağlar'ın adını aldığı kara üzüm bağlarının da merkezi olduğunu ifade eden Kınay, “Burada sizlerle beraber üzüm hasatındayız ve özel bir üzüm türü toprağı, iklimi, bulunduğumuz bölge üzümün damı olarak da adlandırılıyor aynı zamanda. Bu bölge koşuluyla sadece burada yetişen bir üzümden bahsediyoruz Kavacık üzümüyle. Ve bizler aslında kentin üzüm nefes alma alanı olan Kavacık’ta betondan, yorgunluktan, trafikten biraz uzaklaşmak adına da topraklarımıza sahip çıkıyoruz. 19-20 Eylül'de Kavacık'tayız üzüm festivalimiz var. 2 gün boyunca Karabağlar Belediyesi olarak düzenlediğimiz festivalde tüm İzmir'i, tüm dostları Kavacık’a bekliyoruz. Hem bağlarımızı göreceğiz, toprağımızı göreceğiz, üzümü göreceğiz, üzümün bereketini. Aynı zamanda Kavacık’ta köylümüzün kendi emeğiyle hazırladığı üzümlerle birlikte olacağız. Karabağlar'da kadınlarımızın kadın emeği üzerine yaptığı çalışmalarla birlikte olacağım ama en önemlisi unuttuğumuz değerleri hatırlayacağız. Çünkü bu kadar yorgunlukla, yoğunlukla biz aslında toprağı, üzümü, bereketini, temiz havayı, suyu neyi kaybettiğimizi buraya her geldiğimizde bir kez daha anlıyoruz o yüzden çok daha fazla korumalıyız” diye aktardı.

“COĞRAFİ İŞARET ALMASI İÇİN ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLÜYOR”
Kavakcık’ın 750 kişilik nüfusa sahip bir köy olduğunu dile getiren Kınay, “Karabağlar Belediyesi olarak geçmişten beri tarıma verilen destekler, son 2 buçuk yıllık dönemde gübre desteği ve bordon bulamacı gibi katkılarla artırılarak sürdürülmektedir. Aynı zamanda kooperatif üzerinden üzümün tanıtımı yapılmakta ve ürünün uluslararası coğrafi işaret alması için çalışmalar yürütülmektedir. Köyde kadınların büyük çabasıyla kurulmuş bir kadın kooperatifi bulunmakta olup; Kadın Aile Müdürlüğü ve kooperatif iş birliğiyle Karabağlar ile Kavakcık'ı birleştirecek, kadın emeğini güçlendirecek ve coğrafi işaret çalışmalarını destekleyecek adımlar atılmaktadır. Bu dönem mecliste kurulan Kırsal Kalkınma Müdürlüğü ile birlikte ilçede toprağı korumak, ormanı ve tarımı savunmak, ayrıca köylünün kendi yerinde emeğinin karşılığını alarak göç etmek zorunda kalmayacağı Karabağlar Modeli hayata geçirilmektedir” dedi.

“TARIM POLİTİKALARI KÖYLÜYÜ KÖYDEN UZAKLAŞTIRIYOR”
Sözlerinin devamında ise Kınay şu ifadelere yer verdi: “Kavacık köyündeki bütün evler zaten üzüm üzerine çalışıyor. Dediğim gibi 750 nüfuslu bir haneden bahsediyoruz. Ancak burada, özellikle son dönemlerde verim düşüklüğü nedeniyle geçmişte yaşanan sorunlar vardı. Bir taraftan da tabii ki kentin baskısı, betonlaşmayla beraber tarım alanlarının elden çıkması, köylünün emeğinin karşılığını alamadığı için artık topraktan ve tarımdan vazgeçmesi gibi süreçler var; bu bizleri de çok etkiliyor. O anlamda da burayı korumak ve daha da geliştirmek için tarıma ve köylüye destek çok önemli. Ne yazık ki tarım politikaları bugün ülkede köylüyü köyden ve topraktan uzaklaştırıyor, bizlerin sağlıklı gıdaya erişimini de engelliyor. Bugün bu gördüğünüz üzüm, çok zor koşullarda yetişen bir üzüm. Bölgeyi görüyorsunuz; çok dik yamaçlar, buralar düz bağlar değil. Çok zor koşullarda üretimi, bakımı ve aynı zamanda hasadı da gerçekleştiriliyor. Sonbaharda yetişen bu üzüm, dayanıklı ve oldukça güzel bir üzüm aynı zamanda. Ancak satışa baktığınız zaman, bağdan çıkan fiyatıyla bizim sofralarımıza geldiği fiyat arasındaki rakamlara baktığımızda, o emeğin köylü tarafından kazanılması gerekirken aracılar ve farklı kuruluşlar tarafından alındığını görüyoruz. Bu anlamda geçen haftalarda da köylümüzün açıklamaları oldu. Biz, köylünün bağından çıkan, bir yıl boyunca emeğini ortaya koyduğu süreçte kendi emeğinin karşılığını alması için hem bir farkındalık yaratmaya, hem bir tanıtım yapmaya hem de bu anlamda en büyük değerlerimizden birine sahip çıkmaya çalışıyoruz.”

0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın