19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü

Ahmet Toprak

Bugün takvimde sıradan bir gün gibi görünebilir. Ama aslında insan olmanın en temel değerlerinden birini hatırlatıyor bize: Zor durumda olan birinin elinden tutmayı…
Dünyanın bir köşesinde savaş, başka bir yerinde deprem, sel, yangın ya da açlık yaşanıyor. İnsanlar evlerini, yakınlarını, bazen de umutlarını kaybediyor. İşte tam o noktada insani yardım devreye giriyor.
İnsani yardım deyince aklımıza sadece koliler, battaniyeler, gıda paketleri gelmesin. Bazen bir bardak su, bazen sıcak bir çorba, bazen bir çocuğun başını okşamak, bazen de “Yanındayım” diyebilmek en büyük yardım oluyor.
Geçmişte yaşadığımız afetlerde bunu defalarca gördük. Deprem bölgesine koşan gönüllüler, enkaz başında sabahlayan ekipler, evini açan vatandaşlar, elindeki yiyeceği paylaşan insanlar… Kimse “Bana ne?” demedi. Çünkü acının dili, dini, milleti, memleketi olmaz.
Bir insanın başına gelen felaket, hepimizin başına gelebilecek bir felakettir.
Bugün dünyanın farklı bölgelerinde milyonlarca insan temel ihtiyaçlarına ulaşmakta zorlanıyor. Çocuklar savaşların ortasında büyüyor, aileler güvenli bir yer bulmak için yollara düşüyor. Bir yanda evinden barkından olan insanlar, diğer yanda onların yarasına merhem olmaya çalışan yardım ekipleri var.
Ancak insani yardım sadece büyük kuruluşların ya da devletlerin görevi değil. Hepimizin yapabileceği bir şey var.
Komşumuzun ihtiyacını sormak, yaşlı bir insanın alışverişine yardımcı olmak, kullanılabilir durumdaki kıyafetlerimizi gerçekten ihtiyacı olanlarla paylaşmak, bir afet olduğunda bilinçli şekilde yardım etmek… Bunların hepsi insanlığın küçük ama değerli adımları.
Bir de yardım ederken dikkat etmemiz gereken önemli bir nokta var: Yardım, gösteriş için değil, ihtiyaç sahibinin onurunu korumak için yapılmalı.
Bugün sosyal medyada yapılan yardımların fotoğraflarını, videolarını sıkça görüyoruz. Oysa gerçek iyilik, çoğu zaman sessizdir. Sağ elin verdiğini sol elin bilmemesi boşuna söylenmemiş.
İnsani yardımın en güzel tarafı da burada başlıyor. Karşılık beklemeden yapılan iyilik, insanın içini de güzelleştiriyor.
Bazen bir kapı çalmak, bazen bir telefon açmak, bazen bir çocuğun okul ihtiyacını karşılamak… Çok büyük işler yapmamız gerekmiyor. Önemli olan, elimizden geleni yapmamız.
Çünkü zor günlerde insanın insana ihtiyacı var.
19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü vesilesiyle bir kez daha hatırlayalım: Dünyayı değiştirmek belki tek başımıza mümkün değil. Ama bir insanın hayatını değiştirmek mümkün.
Bir kişiye umut olabiliriz.
Bir ailenin yükünü hafifletebiliriz.
Bir çocuğun yüzünü güldürebiliriz.
Ve belki de en önemlisi, “Bu dünyada hâlâ iyi insanlar var” dedirtebiliriz.
İnsani yardımın özü de zaten bu değil mi?
İnsan, insana iyi gelmeli.
Bugün ve her gün…