Emek Görünmezse Ne Olur?

Cemal Durmaz
Cemal Durmaz

Hayatta bazı şeyler vardır; ortaya çıktığında herkes görür ama ortaya çıkıncaya kadar verilen emeği pek kimse fark etmez. Bir başarıya bakarız, “Ne güzel olmuş” deriz. Bir kitabı elimize alırız, kapağına ve sayfalarına bakarız. Bir işin sonucunu görürüz, ortaya çıkan ürünü değerlendiririz. Fakat çoğu zaman o sonucun arkasında bulunan uykusuz geceleri, sabırları, fedakârlıkları, vazgeçişleri ve sessiz mücadeleleri görmeyiz. Oysa her güzel sonucun arkasında mutlaka görünmeyen bir emek vardır.
Asıl sorun da burada başlar. Emek veren insanın çabası sürekli görmezden gelinirse, bir süre sonra insan yalnızca yorulmaz; kırılır da. Çünkü insanın her zaman maddi bir karşılık beklemesi gerekmez. Bazen bir “Eline sağlık”, bir “Seni fark ediyoruz” ya da içten söylenmiş bir “Teşekkür ederim” bile verilen emeğin değerli olduğunu hissettirmeye yeter. Fakat ne yazık ki bazı insanlar başkalarının emeğini takdir etmek yerine onu küçümsemeyi tercih eder. Daha da acısı, bazıları başkasının başarısını kendi başarısızlığı gibi görür. Çalışan, üreten ve başarılı olan insanı desteklemek yerine onu kıskanır. Onun emeğini görmezden gelir, başarısına bahane bulur. Böylece kendi eksikliğini kapatabileceğini düşünür.
Oysa başkasının ışığını söndürmek, insanın kendi ışığını artırmaz. Bir iş yerinde düşünün… Yıllarca işini dürüstçe yapan, sorumluluğunu yerine getiren bir çalışan vardır. Kimseye yük olmadan işini yapar, gerektiğinde mesaiye kalır, sorun çıktığında çözüm üretir. Zamanla herkes onun bu çabasına alışır. Bir gün yaptığı bir hata ise hemen görülür. İşte insanı en çok yaralayan da budur. Yıllarca yaptığı iyiliklerin sıradan kabul edilmesi, bir hatasının ise büyütülerek önüne konulması… Emek görünmez olduğunda yalnızca insan kaybetmez. Kurumlar, aileler ve toplum da kaybeder. Çünkü emeğin değersiz görüldüğü yerde insanlar zamanla “Nasıl olsa fark edilmiyor” demeye başlar. Üretme isteği azalır, heyecan kaybolur, gönüllülük yerini zorunluluğa bırakır. Oysa insan, değer gördüğü yerde daha güzel üretir. Bir çocuğun başarısını fark etmek, bir çalışanın gayretini takdir etmek, eşimizin evde yaptığı küçük bir işi görmek, arkadaşımızın verdiği desteği unutmamak… Bunların hiçbiri büyük şeyler değildir. Ama insan ilişkilerini ayakta tutan küçük ayrıntılar çoğu zaman bunlardır. Bu nedenle emeği yalnızca ortaya çıkan sonuçla değerlendirmemeliyiz. Bir insanın bugün geldiği yere bakarken, “Buraya gelene kadar neler yaşadı?” diye de sormalıyız. Çünkü herkes bir mücadelenin içinden geçiyor. Belki de çevremizde, sessizce büyük fedakârlıklar yapan insanlar var. Onları fark etmek için kaybetmelerini beklemeyelim.
Unutmayalım:
Emek görülmezse insanın çalışma gücü azalır; emek değer görürse insanın yüreği güçlenir. Ve bazen bir insanın emeğini fark etmek, ona verebileceğimiz en güzel ödüldür.