Gazeteciliğin geleceği samimiyet ve güçlü iş birliğiyle inşa edilebilir


  • Oluşturulma Tarihi : 28.01.2026 08:55
  • Güncelleme Tarihi : 28.01.2026 08:55

Teknolojik gelişmelerin hız kazanmasıyla birlikte geleneksel gazetecilik her geçen gün daha fazla zorlanıyor. Ancak bu durum, mesleğin özü olan doğru bilgiyi kamuoyuna ulaştırma sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor. Gazeteciliğin yöntemleri ve araçları değişebilir; hatta değişmelidir. Çünkü temel amaç değişmediği sürece, mesleğin de çağın gereklerine uyum sağlaması kaçınılmazdır.

Bu noktada kritik olan, geleneksel gazetecilik ile yeni nesil gazeteciliği karşı karşıya getirmek değil; her iki anlayışı da doğru bir dengeyle, ortak bir amaç doğrultusunda sürdürebilmektir. Özellikle yerel medyanın güçlü olması, yalnızca basın sektörü açısından değil, demokrasinin sağlıklı işlemesi açısından da büyük önem taşımaktadır. Yerel basının ayakta kalması ve gelişmesi ise ancak kamu kurumları ile meslek örgütlerinin iş birliği içinde, planlı ve sürdürülebilir politikalar üretmesiyle mümkündür.

Gazetelerin önemli gelir kaynaklarından biri olan Basın İlan Kurumu’nda (BİK), geçtiğimiz yıl 18 Ekim’de önemli bir yönetim değişikliği yaşandı. Kurumun başına Abdulkadir Çay getirilirken, başkan yardımcılığı görevine de uzun yıllardır kurumun işleyişine hâkim olan İbrahim Delibaş atandı. Bu değişimin ardından, özellikle yerel basının güçlendirilmesine yönelik somut adımların atıldığı gözlemlendi. Yeni yönetim, yerel medyayı destekleme konusundaki kararlılığını açık bir şekilde kamuoyuyla paylaşarak, sektöre güven veren bir yaklaşım sergiledi.

Bu süreçte, uzun süredir üzerinde çalışılan mevzuat güncellendi ve İnternet Haber Siteleri (İHS) için yüzde 50 oranında kolaylık sağlandı. Dijital medyanın gelişimini desteklemek amacıyla 9 Ocak’ta İstanbul’da düzenlenen “Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zekâ ve Dijital Yetkinlikler” başlıklı geniş katılımlı panel ise sektörün geleceğine dair önemli bir vizyon ortaya koydu. Bununla birlikte, bu hafta Kredi Garanti Fonu (KGF) ile imzalanan protokol, basın sektörünün uzun süredir yaşadığı finansman sorunlarına çözüm üretmeyi hedefliyor. KGF kefaletiyle yayın kuruluşlarının bankalardan doğrudan kredi kullanabilmesine imkân tanıyan bu anlaşma kapsamında, 2026 yılı için belirlenen 7,5 milyar liralık kefalet limiti sektör açısından son derece önemli bir destek anlamı taşıyor.

Tüm bu gelişmeler bir arada değerlendirildiğinde, gazetelerin ve fikir emekçilerinin daha sağlıklı koşullarda mesleklerini icra edebilmesi adına umut verici bir tablo ortaya çıkıyor. Öte yandan, siyasi partilerin düzenlediği çalıştaylar ve meslek örgütlerinin hazırlayacağı kapsamlı raporlarla birlikte, Türkiye’de örnek teşkil edebilecek yeni bir medya düzeninin oluşturulması da mümkün görünüyor.

Gazeteciliğin geleceği samimiyet ve güçlü iş birliğiyle inşa edilebilir
Erdal Erek
Yazarımız Kim ?

Erdal Erek