İtibar Kime Neye


  • Oluşturulma Tarihi : 04.02.2026 09:08
  • Güncelleme Tarihi : 04.02.2026 09:08

Değer görmek, değer vermek, insanların fıtratından gelen bir özelliktir. Peki, değerli olmanın ölçütü neydi? Bir zamanlar, insan olma vasıflarına sahip, etik davranışlar sergileyen kişilere atfedilirdi değer sözcüğü. Rağbet iyiliğe, ahlaka, dostluğa idi. 

Yıllar içinde değer ve itibar görmenin şartları değişti. Gelenek, görenek ve ahlaki değerlerimizdeki çöküntüler içindeki çözülen toplumumuzun rağbetleri de farklılaştı. Daha rahat ve konforlu bir yaşam sürme, hayatın zevklerinden daha fazla pay alma isteği, rağbeti mevki, para, haz alma alanlarına yöneltti. 

Bu durum, gerçekten kişilik sahibi, değerli insanların gözardı edilmesine, çok kez de yok sayılmasına neden oldu. Yoksa değer, zamanla değişen ihtiyaçlara göre mi yerini buldu. Evet, tam da kırılma noktası bu olsa gerek. Yıllar içinde değişen kişilik yapıları ile, ihtiyaçlar da değişime uğradı. 

Herkeste bir dostluk özlemi olmakla birlikte, ilişkilerinde menfaat ön planda tutulur oldu. En sevimli haller bu kişiler önünde sergileniyor. Doğallık savunulurken, herkesten ne beklenti var ise, ona göre olan maskeler takılıp karşılarına çıkılıyor. Maddi ihtiyaçlarına cevap verecek olan kişilere itibar ve değer giydiriliyor.

Yılların maneviyatı da erittiğinden bu yana da itibar edilenler değişti. Edep, erdem gibi kavramlar mahzunlaştı. Yine bir köşeye atılıp yok sayıldı. Nefse hoş gelen şeyler ön planda tutulup, hayatın vazgeçilmezleri arasına girdi. Eskiden değer gerçek sahibine verilirdi. Öyle kişiler örnek teşkil ederdi. İnsanlar öyle kişiler ile birlikte oldukları zaman kendilerini iyi hissederlerdi. Yanlız iken bile kalabalıklardı. Çünkü her an, birinin kapısını çalabilir veya kapısı çalınabilirdi. Oysa şimdi, zor durumda kalındığında bile, birinin kapısını çalmak için durup düşünülüyor. Ama yüz yüze gelince, kırk yıllık dost gibi gülücükler havada uçuşuyor. 

İnsanların değişmesiyle değer ve itibar edilenler de değişti dedik ya, kalan üç beş taneyi de maddi, manevi, zevk, eğlence ve ihtiyaçlarımıza uymadığı için yok saymak, mahzunlaştırmak ne kadar doğru. Bu derece çözülen bir toplum içinde kayboluş nereye kadar sürecek. Hasret kalınan iyilik, merhamet, dostluk, edep ile bezenmiş değerli insanlar, daha ne kadar ötelenecek. Ötelendikçe, milli değerler, örf ve adetlerin son temsilcileri gittikçe kaybolacak. 

Tercihler değişti ve itibar, değer, yeni tercihlere atfedildi. Bu durumda nereye gidiyor bu insanlar diye sorgulamadan edilmiyor. Yaşam yolumuzda, elimizde kalan bir dirhemlik umudumuzla, yolumuza insanlık vasıflarını üzerinde gururla taşıyan insanlar çıksın diyelim. Yaşadığımız toprakların, özümüzün kaybetmeye yüz tutmuş değerlerini tekrar gün yüzüne çıkaralım. 

İtibar Kime Neye
Filiz Akkaya
Yazarımız Kim ?

Filiz Akkaya

İlkokul çağlarında şiir yazmaya başladı. Kitap okumak en büyük hobisi. Çeşitli site ve dergilerde deneme ve makaleleri ile yer aldı. İlk hikayesi, BANA BİR MASAL ANLAT ANNE antolojisinde yer aldı. İlk şiir kitabı BİR DOĞUŞ GEREK BANA, 2022 yılında çıktı. İnsanların her şeye rağmen yeniden doğuşunu gerçekleştirebileceğini göstermek istedi. İkinci kitabı henüz basım aşamasında. İlkses Gazetesi'nde köşe yazarı olarak yazmaya devam ediyor.