Sahip Olmak mı? Sahip Çıkmak mı? 

Filiz Akkaya
Filiz Akkaya

Evlat deyince, ya kalbimizin coşkun bir ırmak gibi çağladığına, ya da içimizde inceden bir sızıya şahit oluruz. Akıllara, evlat hayatımızın neresinde, daha önemlisi, biz evlatlarımızın hayatının neresinde olmalıyız sorusu geliyor. Aslında farkında olmadan benim çocuğum sözcüğünü, adeta benim en kıymetli eşyam sözcüğü gibi kullanıyoruz. Ona sahip gibi cümleler kuruyoruz. Ve belki de hatalar zinciri bu düşünce ile başlıyor. Evlat sahibi olmak, onun üzerinde hak iddia etmek mi? Yoksa onun sadece sorumluluğunu taşımak mı? Ona sahip olmak mı? Yoksa sahip çıkmak mı? 
Bunu kabullensek de kabullenmesek de, evlatlarımız kendi duygu, düşünce, istek ve kararlarıyla bizden ayrı bir bireydir. Bizim çocuğumuz olarak dünyaya gelmesi, bizim kopyamız olup, bizimle aynı yolda yürüyecekleri anlamına gelmez. Her birey, parmak izlerinin farklılığı gibi, tek ve kendine hastır. Kendi iradesiyle, iyisiyle kötüsüyle seçtiği yolda yürümek en doğal hakkıdır. Peki çocuklarımıza hiç müdahale etmeyip, öylece kendi yollarını bulmalarını mı seyredeceğiz? Tabi ki hayır. Belki de olmalarını istediğimiz en iyi versiyonlarını, biz onlara örnek yaşantımızla göstermeliyiz. Her ne kadar sözlerle müdahale etmeye çalışsak da, hal ve davranışların, sözlerin önüne geçtiği artık çok iyi bilinmektedir.  
Bunun ardından onları sevgi ve ilgiyle dinlemek, onları anladığımızı hissettirmek çok önemlidir. Kendi kararlarını vermelerine fırsat tanırken, her ihtiyaç duyduklarında yanlarında olduğumuzu hissettirmek gerekir. Bu durum isteklerimizi onlara dayatmaktan kuşkusuz daha iyi hissettirecektir. Onların sınırlarına saygı gösterdiğimizi görmek de yüreklenmelerini sağlayacaktır.  
Çocuklarımıza olan yaptırımlarımız, koyduğumuz sınırlar, onların yaşlarına uygun olmalıdır. Gerektiğinde hata payları bırakmak, sıkılmaları, üzülmelerine fırsat tanımak, onların yontulup güzelleşmeleri, olgunlaşmaları için elzemdir. Öyle ki, onları bizim olmayacağımız ileriki hayatlarında, kendi başlarının çaresine bakabilecek şekilde yetiştirmeliyiz.  
Onlara sahip olmak değil, sahip çıkmak olsun tek dileğimiz. Yeryüzünün rengârenk çiçekleri olan evlatlarımıza sevgilerimle...