Bir Merhaba, Bir Veda: Edebiyatın Mührü
- Oluşturulma Tarihi : 02.03.2026 09:09
- Güncelleme Tarihi : 02.03.2026 11:25
Edebiyat, faniliğin içinden kalıcılık çıkarma sanatıdır. İnsan toprağa karışacağını bilir; ama kelimelerin kalacağına inanmak ister. Bir yaprak dalından kopar, sararır ve rüzgârla savrulur. Ömrü kısadır. Fakat o yaprak bir defterin arasına girerse, artık yalnızca bir doğa parçası değildir; bir hatıranın taşıyıcısına dönüşür.
“Yaşlı Çınar ve Veda” adlı hikayemde işte bu dönüşümü ifade etmek istedim.

Sonbaharın ilk rüzgârında sararan bir yaprak vardır: adı Veda’dır. Aşağıda bir bankta oturan yaşlı bir adamı, Ahmet Bey’i izler. Ahmet Bey her gün defterine bir şeyler yazar, bir sayfa koparır, katlar ve cebine koyar. Yazmak onun için sıradan bir alışkanlık değil, zamana karşı açılmış sessiz bir davadır.
Bir gün Veda dalından kopar ve Ahmet Bey’in ayaklarının dibine düşer. Adam yaprağı nazikçe alır, damarlarını inceler. O anda doğa ile insan arasında görünmez bir bağ kurulur. Veda, defterin arasına yerleştirilir. Ertesi gün Ahmet Bey bir başka yaprağı çıkarır ve ona “Merhaba” adını verir. Birini son sayfaya, diğerini ilk sayfaya mühür gibi yerleştirir.
Bir merhaba, bir veda…
Aslında her insan ömrü bu iki kelimenin arasına yazılmış uzun bir metinden ibaret değil midir?
Ahmet Bey’in defteri, eşine bırakılmak üzere yazılmış son bir hatıradır. Yapraklar kuruyacak, renkleri solacak, belki ufalanacaktır. Ama kelimeler kalacaktır. Çünkü sanat, maddeyi değil anlamı saklar. Yaprağın fiziksel varlığı değil, ona yüklenen sembol ölümsüzleşir.
Bu anlatı bize şunu hatırlatır: Edebiyat, doğanın döngüsünü inkâr etmez; onu dönüştürür. Canlı olan kurur, kuruyan hatıraya dönüşür, hatıra ise yazıyla zamana direnir. Bir yaprak güneşi tutar; bir defter ise anıları.
Bugün hızla tüketilen ilişkiler, çabuk söylenen merhabalar ve kolay edilen vedalar çağında yaşıyoruz. Oysa Ahmet Bey’in defteri, sabırla yazılmış bir ömrün sessiz tanıklığıdır. Sanatın asıl gücü de burada yatar: Geçici olanı anlamlı kılmak.
Belki de hayat, iki yaprak arasına sıkışmış bir defterdir. İlk sayfasında Merhaba, son sayfasında Veda yazar. Aradaki sayfalar ise bizim nasıl yaşadığımızı anlatır.
Ve geriye şu soru kalır:
Biz, kendi defterimizin hangi sayfasındayız?