Gürültü Çağında Edebiyatın Sessiz Direnişi
- Oluşturulma Tarihi : 05.01.2026 09:06
- Güncelleme Tarihi : 05.01.2026 09:07
Bugün edebiyatın hâlâ neden gerekli olduğunu konuşmak zorundayız. Çünkü kalemin gücü, her geçen gün daha çok görmezden geliniyor.
Hızın kutsal görüldüğü yüzeyselliğin alkışlandığı bir çağda; edebiyat sabır ister.
Düşünmeyi, durmayı, anlamayı ve anladıklarımızı analiz ederek ilerlemeyi…
Oysa biz durmaktan korkar olduk. Okumak yerine eleştirmeyi tüketmeyi, üretmek yerine gürültü çıkarmayı karalamayı seçiyoruz.
Sanat, yalnızca estetik bir alan değildir. Toplumun vicdanıdır. Edebiyat ise bu vicdanın dili. Sözü eğip bükmeden, zamanında ve yerinde en etkili şekilde söyleyebilenlerin alanıdır.
Sanat ve edebiyat dergileri bu bağlamda çok büyük önem arz eder.
Şimdi size YAZŞADER yani Yazarlar ve Şairler Dayanışma Derneği’nin kalemleri tanıtmak daha çok okuyucuya ulaştırmak istediği dergiden bahsetmek istiyorum.

Beyaz Tüy Edebiyat Dergisi, yukarıda söz edilen amaç için var.
Gürültünün değil, sözün peşinde olduğu için. Hızlı olanın değil, kalıcı olanın tarafında durduğu için. Söze değil emeğe kaleme değer verdiği için.
Yazarlar ve Şairler Dayanışma Derneği (YAZŞADER) çatısı altında yazarların sesi olan kalemi edebiyatı bireysel bir heves değil, toplumsal bir sorumluluk olarak ele alıyor. Dernek kurumsallığı bir tabeladan ibaret görmeden; ilke, süreklilik ve emekle inşa etme çabası taşımanın bilincinde olduğu için Beyaz Tüy Edebiyat Dergisini okuyucuyla buluşturuyor.
Her gün yenilenerek, her sayı biraz daha güçlenerek, daha çok okurla buluşmak… Asıl hedef bu. Çünkü edebiyat ancak okurla çoğalır. Okur yoksa metin, metin yoksa hafıza yoktur.
Peki neden “Beyaz Tüy”?
Çünkü beyaz tüy; hafifliğiyle inceliği, dinginliğiyle dengeyi, temizliğiyle samimiyeti temsil eder. Ama en önemlisi, üretimi simgeler. Sessizdir ama iz bırakır. Gösterişli değildir ama kalıcıdır.
Bugün edebiyatın böyle bir simgeye ihtiyacı var.
Bağırmadan var olabilen, kirlenmeden direnebilen bir simgeye.
Kalemin gücüne inananlar için yol uzun ama nettir.
Okumaya, üretmeye ve bilgiyle donanmış sözü ciddiye almaya devam edenler kazanır.
Geriye kalanlar mı?
Onlar zaten gürültüde kaybolur.