Kalemleri Hatırlamak
- Oluşturulma Tarihi : 22.12.2025 09:06
- Güncelleme Tarihi : 22.12.2025 09:06
Bir gazete, kalemlerini unuttuğu anda kendi hafızasını kaybetmiş bir insana dönüşür.
Çünkü gerçek gazetecilik; yalnızca manşetlerden değil, o manşetlere anlam yükleyen yazarların emeğinden beslenir.
Gazetecilik sadece haber üretmek değildir. Topluma ayna tutmaktır.
O aynanın arkasında ise çoğu zaman görünmeyen ama her şeyi ayakta tutan bir güç vardır:
Yazan, düşünen, sorgulayan, farkındalık yaratan insan.
O kalem bazen isimsizdir; ama her satırda yüreğini, vicdanını ve sorumluluğunu taşır.
Bir gazetenin ömrü, attığı manşetlerin sayısıyla değil; kalemlerinin gücüyle ölçülür.
Ne yazık ki bugün bazı kurumlar, kalemleri yalnızca “kullanan” bir anlayışa teslim olmuş durumda.
Yazarını hatırlamayan, emeği görmezden gelen, vefayı unutan yayınlar çoğalıyor.
Oysa yazarlık bir görev değil; bir adanmışlıktır.
Bir köşe yazarı yalnızca yazmaz; araştırır, düşünce üretir, toplumun vicdanını taşır.
Bu yüzden bir gazete yazarına değer verdiğinde, aslında yazara değil, kendi kimliğine sahip çıkar.
Unuttuğunda ise kendi hafızasını siler.
Gerçekleri doğru, tarafsız ve vicdanlı biçimde yansıtan yazarlarına sırtını dönen bir gazete, kalemlerinin güvenini kaybeder.
Kalemlerin sustuğu yerde, gazetenin yönü de amacı da şaşar.
Anlamını yitirir; yalnızca kendi reklamını yapan bir yola dönüşür.
Çünkü gazeteciliğin özü; yüreğiyle yazan insanların samimiyetiyle ölçülür.
Yazarına sahip çıkan gazete, geleceğine de sahip çıkar.
Gazeteyi yaşatan logolar, unvanlar ya da reklam sayfaları değildir.
Onu yaşatan; sabaha kadar bir kelimenin yerini düşünen,
bir cümleyle topluma nefes olmaya çalışan kalemlerdir.
Gazetecilik yalnızca sayfa düzeni ya da baskıya giden kâğıt değildir.
Gazetecilik, etik bir duruştur.
Ve etik duruş, yazarın emeğine gösterilen saygıyla başlar.
Yazara vefa göstermek bir jest değil; kurumsal ahlâkın gereğidir.
Bir gazetede yazar unutulmaz.
Çünkü o yazar, o gazetenin hafızasıdır.
Kelimeleri üreten kalemler onurlandırıldığında gazete büyür.
Emeği görünür kılındığında güven kazanır.
Ama yazar susturulduğunda, üretimden koparıldığında,
gazete yalnızca anlamsız bir kâğıt parçasına dönüşür.
Unutmayalım:
Gazeteler kalemlerle var olur.
Ve kalemler unutulmadığında yaşar.
Elbette gazete emekçilerini de unutmamak gerekir.
Her bir birim, her çalışan; yazılanı anlamlı kılan, yazarın sesini duyuran görünmez bir değerdir.
Bir çarkın dişlisi eksik olduğunda nasıl düzen bozulursa, gazetecilik de emeğin yok sayıldığı yerde aksar.
Gazetelerin kalemlerin ve bu ise emek veren herkesin değerinin bilinmesi umuduyla...