Bayram mı yoksa hatırlama günü mü?


  • Oluşturulma Tarihi : 19.03.2026 15:14
  • Güncelleme Tarihi : 19.03.2026 15:14

Yarın bayram…
Ama herkes aynı duyguyla uyanmayacak.

Kimileri yeni kıyafetlerin heyecanıyla,
kimileri eksilen bir sandalyenin sessizliğiyle,
kimileri ise savaşın gölgesinde, korkuyla başlayacak güne.

Biz bayramı çoğu zaman “gelenek” zannediyoruz.
Oysa bayram, insanın insana yeniden dokunma fırsatıdır.
Unuttuğumuzu hatırlama günüdür.

Bugün en büyük yoksulluk,
bir sofrada eksik olan yemek değil;
bir kalpte eksik olan değerdir.

Bir mesaj atmaya üşendiğimiz,
bir kapıyı çalmayı ertelediğimiz,
bir gönlü görmezden geldiğimiz her an,
bayramı biraz daha sıradanlaştırıyoruz.

Oysa bayram;
kırgınlıkları askıya almak değil,
onları gerçekten anlamaktır.

Çünkü insan, en çok anlaşılmadığında yalnızlaşır.
Ve yalnızlık, kalabalıklar içinde büyür.

Dünyanın bir yerinde çocuklar bayram sabahına uyanamıyorken,
anneler evlatlarını kaybetmenin acısıyla susuyorken,
bizim barışı dilemekten daha büyük bir sorumluluğumuz yoktur.

Bizler bir sivil toplum olarak biliyoruz ki;
toplumu ayakta tutan şey sadece projeler, toplantılar ya da faaliyetler değildir.
Asıl mesele, insanın insana verdiği değerdir.

Bu bayram kendimize küçük ama zor bir soru soralım:
“Ben kimin bayramına iyi geldim?”

Çünkü bayram;
paylaşabildiğin kadar vardır,
hissedebildiğin kadar gerçektir.

Ve belki de bu bayramın en büyük duası şudur:
Silahların sustuğu,
gözyaşlarının dindiği,
insanlığın yeniden hatırlandığı bir dünya…

Unutmayalım…
Hiç kimse vazgeçilmez değildir belki,
ama herkes değerlidir.

Değer vermeyi unutan bir toplumun,
kutlayacak bayramı kalmaz.

Bu bayram, sadece takvimde değil,
kalbimizde yer açabildiğimiz kadar bayram olsun.

İMGAD adına,
barışın hâkim olduğu, gönüllere dokunabildiğimiz bir bayram dileğiyle...

Bayram mı yoksa hatırlama günü mü?
Erdal Ataklı
Yazarımız Kim ?

Erdal Ataklı