Yaşlılar Günü ve Yaşlılara Saygı

Elif Beyza Çağırtekin
Elif Beyza Çağırtekin

Bugün 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü değerli okuyucular. Bu yazımda bu konuya değinmek istiyorum izninizle…

Yaşlılık insanın doğal yaşamının bir parçası. Doğarız, büyürüz ve yaşlanırız… Erken ölüm olmadıkça herkes yaşlılığın nasıl bir şey olduğunu deneyimleyecek. Eski gücümüzü, eski hareketliliğimizi kaybedeceğiz. Daha yavaş hareket edip, bazı şeyleri daha sakin yaşayacağız. Ve eski yaşamımız eski hayatımız bir daha asla geri gelmeyecek. Bunu düşününce bazen “Amaan daha çok var” diyebilirsiniz. Çünkü genelde böyle oluyor. Ama o gün gelip çattığında “Ne çabuk geçti o güzelim yıllar” demek de var. Yaş almış bireyler genelde bu cümleyi sık kullanır etrafımızda.

Bence burada iki şey önemli. Birincisi gençliğin kıymetini bilmek. Hayatı dolu dolu yaşamaya çalışmak ve bir gün her şeyin geçici olduğunu bilinciyle hareket etmektir. Gençlik insanoğluna bahşedilmiş büyük bir nimet. Bu nimeti genç bedenlerimize kötülük yaparak ziyan etmeyelim. Etrafımızda ne yazık ki gençliğinin kıymetini bilmeyen çokça insan var…

İkincisi ise yaşlı bireylere karşı saygılı olmak. Yazımın başında da aktardım hepimizin tadacağı bir duygu yaşlı olmak. Bu bireyler gençlere göre bazı konularda dezavantajlı. Misal bir otobüste ayakta fazla durabilecek bir bedensel güçleri olmayabilir bazen. Çok klişe bir örnek olduğunun farkındayım bu örneğin ama ne yazık ki halen çağımızın bir sorunu toplu taşımada yaşlı bireylere yer vermemek… Bedensel olarak bazı yetilerini kaybetmiş insanlara karşı saygılı olursak; çocuklarımızı bu bilinçle yetiştirirsek yarın bizler de yaşlandığımızda etrafımızda bize karşı saygılı bireyler görürüz.

Aslında oldukça basit ve gündelik hayatta hemen her gün işitebileceğimiz şeyleri aktarmak istedim size. Çünkü yazının ayrı bir gücü olduğuna inanıyorum. Bazen bazı konularda çokça duyarsın, duyarsızlaşırsın ama o konuda bir şey okursan beynini de eğitmiş olursun. Umarım anlatabilmişimdir istediklerimi. Hoşçakalın…