MEZOTELYOMA : Çiğdem'in babası için verdiği mücadelenin hikayesi

Handan Aşan
Handan Aşan

Doğanın sessiz çığlığı ve insanın yaşam hakkı. 

Bazı kayıplar vardır, yalnızca bir ailenin evine düşmez. İnsanın yüreğine, vicdanına, yaşadığı kente ve geleceğe dair bütün düşüncelerine dokunur. Bazı mücadeleler de vardır ki bir insanın sevdiklerini yaşatmak için verdiği savaştan çıkar, hepimizin meselesi hâline gelir.
Bugün size arkadaşım Çiğdem’den, babasını kaybetmenin acısıyla ve o acının içinden geçerek verdiği mücadeleden söz etmek istiyorum. Çünkü onun yaşadıkları, yalnızca bir evladın babası için verdiği mücadele değil; aynı zamanda çevre, sağlık, insan hayatı ve unutmamak üzerine düşünmemiz gereken bir hikâye.
Bir hastalığın ötesinde: Çevre ve yaşam hakkı
Bugün, 26 Eylül, aynı zamanda Dünya Çevre Sağlığı Günü.  Uluslararası Çevre Sağlığı Federasyonu tarafından ilan edilen bu günün 2026 teması, bilimin ışığında toplumları korumaya dikkat çekiyor. Bu tarih bana bir kez daha şunu düşündürüyor: Çevre dediğimiz şey yalnızca ağaçlar, denizler, ormanlar ve temiz havadan ibaret değil. Çevre, doğrudan doğruya insanın sağlığı, yaşamı ve geleceği demek.
Takvimdeki günler geçer, insanın hikâyesi kalır
Eylül ayının son günlerinde bir başka önemli tarih de geride kaldı: 24 Eylül, Dünya Denizcilik Günü olarak kutlandı. Birleşmiş Milletler takviminde ise 26 Eylül Dünya Çevre Sağlığı Günü'nün yanı sıra Dünya Turizm Günü 27 Eylül'de, Bilgiye Evrensel Erişim Günü ise 28 Eylül'de yer alıyor.
Bütün bu günlerin ortak noktasını düşündüğümde, insanın yaşadığı dünyayla kurduğu ilişki geliyor aklıma. Denizler, kentler, çalışma alanları, evlerimiz ve soluduğumuz hava birbirinden bağımsız değil. İnsan sağlığını korumak da çevreyi korumaktan ayrı düşünülemez.

Çünkü bazı mücadeleler bir insanın hayatıyla sona erse de o mücadelenin bize bıraktığı sorular sona ermiyor.
Kaç insan, önlenebilir çevresel riskler nedeniyle hastalanıyor? Kaç aile, sevdiklerinin hastalığıyla birlikte görünmeyen bir mücadeleye başlıyor? Ve biz, bir başka ailenin aynı acıyı yaşamaması için bugün ne yapıyoruz?
Bence çevre sağlığına dair en önemli sorumluluğumuz, bu soruları yalnızca özel günlerde sormamak.
Çiğdem’in babasının anısı önünde saygıyla eğiliyorum. Çiğdem’e ve onun gibi sevdiklerini kaybetmenin ardından yaşamaya devam eden herkese sabır ve güç diliyorum.