Son zamanlarda, sosyal medya hesaplarından ve çeşitli organizasyonlardan ödül törenlerine davet mesajları alıyorum.
İnsan ister istemez merak ediyor: “Beni nereden tanıyorsunuz? Hangi eserimi incelediniz? Hangi üretimimi, hangi ölçütlere göre ödüle layık gördünüz?”
Karşıma çıkan ifadeler genellikle benzer: En başarılı, en üretken, en emekçi…
Peki, neye göre? kriteri ne?
Bir eserimi dahi incelemeden, nasıl bir üretim yaptığımı ve hangi alanlarda emek verdiğimi bilmeden beni ödüle layık gördüğünüzü söylemeniz ne kadar anlamlı? Hangi çalışmam değerlendirildi, hangi başarı ölçüt alındı?
Üstelik görüşmeler ilerledikçe konaklama, ulaşım veya katılım gibi başlıklar altında hatrı sayılır ücretler gündeme gelebiliyor. Tabi ki bu giderlerin talep edilmesi, tek başına ödülün satın alındığı anlamına gelmez. Organizasyonların masrafları olabilir.
Ancak ödülün gerekçesi yeterince açıklanmıyorsa ve değerlendirme süreci hakkında net bilgi edinilemiyorsa bazı soruları sormak kaçınılmaz hâle geliyor…
Bu ödül hangi somut başarıya dayanıyor?
Değerlendirme süreci ne kadar şeffaf?
Ödül ile talep edilen ücretler arasında nasıl bir ilişki var?
Çünkü bir ödülün değerini yalnızca törenin görkemi, tanınmış bir katılımcı ya da plaketin görünümü veya sağladığı kısa süreli görünürlük belirlemez.
Bağımsız değerlendirme, açık ölçütler ve ortaya konulan emeğin niteliği de önemlidir.
Benim için mesele ödül almak ya da almamak değil; emeğin gerçekten görülmesi ve üretimin hakkaniyetli biçimde değerlendirilmesidir.
Ödül, başarının takdiri olmalı. Bu nedenle her ödül teklifinin ardındaki ölçütleri, amacı ve koşulları sorgulamak gerekir.
Sonuçta asıl soru şu: Bir ödülün gerçek değeri, ona verilen isimde mi, yoksa hangi gerekçeyle ve nasıl verildiğinde mi saklıdır?

