“Bilim ve barışın, cehalet ve savaşa üstün geleceğine inanıyorum. Ülkeler bir gün yok etmek için değil, üretmek için birleşecek. Gelecek, insan acısını dindirenlerin olacak.” Louis Pasteur
İnfluenza yani grip virüsü, virolojik açıdan “Orthomyxoviridae” ailesinden olup; zarflı, tek sarmallı RNA virüsü olduğunu anımsatalım. 3 tipi vardır: A, B, C. Salgın yapanlar A ve B’dir. A tipi en tehlikeli olan tip olup, kuş ve domuzda da bulunur. Yüzeyinde iki önemli protein vardır. Hemaglutinin (H) hücreye tutunmayı sağlar, Nöraminidaz virüsün hücreden çıkmasını sağlar. H1N1, H3N2 isimleri buradan gelir. Çok hızlı mutasyona uğrar. Bu yüzden her yıl aşı değişir. Antijenik shift yani kayma ve antijenik drift dediğimiz sürüklenme yolu ile bağışıklıktan kaçtığını biliyoruz. Solunum yoluyla bulaşır. Kuluçka süresi 1-4 gündür. Tanı PCR tekniği ile konur. Sonbahar kapıda. Her yıl olduğu gibi grip virüsü de kapıda bekliyor. Halk arasında Grip “PAÇAVRA HASTALIĞI” gibi görülse de; özellikle risk gruplarında hastaneye yatış, yoğun bakım ve ölüme kadar gidebilen ciddi bir enfeksiyon hastalığıdır. Dünya Sağlık Örgütü ve biz enfeksiyon uzmanları uyarıyoruz; 65 yaş üstü, kronik hastalığı olanlar, 6 ay - 5 yaş arası çocuklar, gebeler ve sağlık çalışanları mutlaka aşılanmalıdır.
Neden bu gruplar? 65 yaş üstünde bağışıklık yanıtı zayıflayıp, özellikle enfeksiyon hastalıklarına eğilim artar. 2025-2026 sezonu verileri grip nedeniyle hastane yatışlarının %70’inin 65 yaş üstünde olduğunu göstermiştir. Gribin kalp krizi ve inme riskini ilk 1 ay içinde 3-5 kat arttırdığını lütfen unutmayalım. Kronik hastalığı olanlarda, özellikle KOAH, astım, kalp yetmezliği, diyabet, böbrek yetmezliği ve kanserli hastalarda Garibi basit bir enfeksiyon olarak göremeyiz. KOAH alevlenmesi, diyabette kontrolsüz şeker, kalp yetmezliğinde dekompansasyon yapar. Bu hastalar salgından önce mutlaka aşılanmalıdır. Çocuklarda ise durum farklı olup; 6 ay -5 yaş arası çocuklar hem en çok hasta olan, hem de virüsü eve, okula, dedeye, nineye en çok taşıyan gruptur. Çocuklarda grip %30-40 oranında görülüp; orta kulak iltihabı ve zatürreye yol açabilir. Aşılanan çocuk, sadece kendini değil, tüm aileyi korur. Aile hekimleri meslektaşlarımıza çağrımız: TEİS’in yaptığı açıklamaya göre, 2026-2027 sezonu grip aşılarının eczanelere gelmeye başladığını öğreniyoruz. Bu yıl aşı içeriğinde 3 bileşen değişti. Özellikle geçen kış ağır seyreden “H3N2/Subklad K” varyantının aşıya eklendiği belirtildi.
En Uygun Aşılanma Zamanı?
Ekim-Kasım aylarıdır. Koruyuculuk aşıdan 2 hafta sonra başlayıp, Şubat ayına kadar aşı yapılabilir. Risk grubunda veya 65 yaş üstündeyseniz, SGK’nın aşıyı reçete ile karşıladığını vurgulamakta yarar var. Değerli aile hekimi meslektaşlarım, polikliniğe gelen her 65 yaş üstü, her KOAH, diyabet, kalp hastası ve 6 aydan büyük her çocuğa lütfen “Grip aşınızı oldunuz mu?” diye sorarsanız, “Koruyucu Hekimlik” açısından önemli bir görevi yerine getirmiş olursunuz. Bu bir dakikalık sorunuz bir yaşam kurtarabilir…
Son Söz Olarak Halka Uyarılarımız Neler Olmalı?
*Grip aşısı canlı aşı değildir.
*Grip yapmayıp, ateş oluşturmaz.
*Yüzde 100 korumaz. Genellikle yüzde 60-70 arası korur.
*Hastalığı hafif geçirmenizi, hastaneye yatmamanızı sağlar.
*Antibiyotik gribi tedavi etmez.
*Unutmayın, her yıl aşı yenilenir.
*Virüsün değişime uğradığını unutmayın.
*Geçen yılın aşısı bu yıl korumaz.
Lütfen aşınızı ertelemeyin. Aile hekiminize başvurup, aşınızı olun! Bir doz aşı sizi bir kış gripten ve yan etkilerinden korur! Ülkemizde rafa kaldırılan koruyucu hekimlik; tedavi hekimliğinden daha öncelikli ve ekonomiktir!
Sağlıklı günlere…

